Ey insanlar, edindiğiniz ilahları bırakıp bir olan Allah’a şirk koşmadan iman edin
          Risalet tarihi boyunca vahye muhatap olan toplumlar, bir olan Allah’a davet edildiklerinde bunun ne anlama geldiğini, iman etmeleri durumunda nelerden vazgeçeceklerini çok iyi biliyor, iman etmelerini ya da küfürde kalmalarını bilinçli bir şekilde seçiyorlardır.

         “İlahınız bir tek İlah’tır, O'ndan başka ilah yoktur, Rahman’dır, Rahim'dir.” (Bakara, 163)

         Günümüz toplumlarında kavramlar net anlaşılmadığı, ilahın ne demek olduğu bilinmediği için bir olan yüce Allah’a iman ettiklerini zannediyor, ancak hayatlarında yüce Allah’tan başka onlarca ilahlar ediniyorlar. Bunun nedeni Kur’an’ı yeterince ya da hiç bilmemeleri ve Kur’ani kavramlar olan ilah, tağut, şirk ve küfrün ne olduğunu anlamamalarıdır.

         Günümüz insanı, birçok konuda yüce Allah’a şirk koşup küfre girmesine, tarihsel süreçteki benzerinden daha katmerli müşrik olmasına rağmen iman ettiğini iddia ettiği Kur’an’ı, Tevhidi esasları ve İslâm’ı bilmediği için kendisinin Müslüman olduğunu zannetmektedir. Bu nedenle kısaca ilah kavramını ve nelerin ilah edinildiğini açıklamakta fayda vardır.

         İlk önce şüphesizdir ki yüce Allah’ın reddedilmesini iman etmenin temel esas olarak bildirdiği tağutu reddetme üzerinde durulacak ve tağuti sistemi ve yöneticilerini ilah edinenler, Bir olan yüce Allah’a şirk koşulmadan iman etmeye davet edileceklerdir.

Kur’an’da ilah kavramı, kendisine itaat edilen, kulluk yapılan, merhamet eden, bağışlayan, koruyan, koruyup gözeten, idare edip yöneten, kendisine güvenilen, yakınlık duyulan, sevilen, saygı duyularak yüceltilen, yol gösteren, üstün ve hakim olan, bir araya toplayan, sahip olan, gizlileri bilen, vekil olan, yaratan ve yaşatan, güçlü olan, hüküm koyan ve hüküm veren, güç sahibi olan, korkulan, çekinilen, ikram eden, rızık veren, destekleyen, yardım eden, onun için fedakârlık yapılan, bağışlayan, kendisine teslim olunan, istekleri yerine getirilen, öldüren ve dirilten, ceza ve mükâfat veren, hesap soran anlamlarında kullanılmıştır.

         Yüce Allah’a ait olan bu sıfatlardan birini ya da bir kaçını başkasına veren, başka kimselerin de bu sıfatlara sahip olabileceğini düşünen kimseler, yüce Allah’a ait olan sıfatlara sahip olduğunu düşündükleri kişi ya da kişileri ilah edinmişlerdir. Şimdi kısaca bunları görelim.

         Ey demokratik sisteme oy verip destek olanlar, Bir olan Allah’a iman edin!

         İmanın temel esası, yüce Allah’tan başka otoriteleri, kanun koyucuları reddetmektir. Beşeri demokratik sistem, bu sistemim meclisleri, yöneticileri, askeri ve emniyet güçleri, yüce Allah’ ait olan kanun koyma, üstün olma, insanları bir araya toplama, ceza ve mükâfat verme, itaat edilme, hesap sorma, saygı duyulma, korkulma gibi vasıfları gasp ettikleri için ilahlık taslamış, tağut olmuşlardır. Bu nedenle tağutu reddedip Bir olan Allah’a iman edin.

         “Dinde zorlama yoktur, doğruluk sapıklıktan elbette seçilip belli olmuştur; kim tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse, muhakkak ki o, kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah işitendir, bilendir.” (Bakara, 256)

         Ey demokratik sisteme oy verip destek olanlar, demokratik, tağuti sistemi reddetmediğiniz sürece yüce Allah’a iman etmez, şirk ve küfür içerisinde sapıklığa düşersiniz.

        Tağuti beşeri demokratik sistemlere itaat eden, onları destekleyen, onlara oy veren, saygı gösterip yakınlık duyan, onları öven, yüce Allah’ın hükmüne rağmen koydukları kanunlara uyan, tağutun mahkemesinden adalet bekleyen, tağuti sistemleri seven, onlardan korkan, onların verdikleri imtiyazları kabul eden, onlar için çalışıp fedakârlık yapan kimseler, bu tağuti demokratik sistemleri, bu sistemlerin meclislerini ve yöneticilerini ilah edinmişlerdir. Yüce Allah (cc) tüm rasullerini, insanların öncelikle tağutu reddetmeleri için göndermiştir.

         “Andolsun biz, her millet içinden: ‘Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının’ diye bir rasul gönderdik; Allah, onlardan kimine hidayet etti, onlardan kimi üzerine de sapıklık hak oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!” (Nahl, 36)

         Sizler, demokratik sistemi reddetmediğiniz sürece yüce Allah’a iman etmiş olamazsınız; çünkü tağuti sistem, yüce Allah’ın hükmünü terk ederek inkâr etmiş, kendisi Allah’ın hükümleri yerine ve O’nun hükümlerine aykırı hükümler koymuştur. Sizler, tağuti sistemin hükümlerini kabul etmekle yüce Allah’a şirk koşmuş, O’nun hükümlerini reddetmiş oluyorsunuz. Bu nedenle gelin, yüce Allah’a şirk koşmadan iman edin, şirk ve küfürden kurtulun, aksi halde tağutla beraber ebedi acıklı azaba girersiniz.

        Ey demokratik sisteme oy verip destek olanlar, Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmedikleri, putlara taptıkları, her türlü gayri İslâmi ve gayri insani suçları işledikleri halde sevdiğiniz, savunduğunuz, peşinden gittiğiniz her parti lideri, Kur’ani anlamda bir ilahtır. Sizler, bu kişileri sevip savunmakla onları apaçık bir şekilde Bir olan yüce Allah’tan başka bir ilahlar edinmişsiniz demektir.

        “Gerçekten sizin ilahınız Allah’tır ki O’ndan başka ilah yoktur; ilmen, her şeyi kuşatmıştır.” (Taha, 98) Ey demokratik sisteme oy verip destek olanlar, gelin, eşi ortağı bulunmayan, sizleri yaşatıp rızıklandıran, her türlü nimeti sizlere bahşeden Rabb’inize ortaklar koşmadan iman edin. Unutmayınız ki yüce Allah (cc), şirki kesinlikle affetmez, ancak şimdi tevbe edip şirk koşmaktan vazgeçerseniz sizleri bağışlayacağını vadediyor. Gelin, dünya ve ahiret kurtuluşunuz için yüce Allah’a yönelin, tevbe edin ve demokratik dinden, onun ilahları olan yöneticilerinden uzaklaşıp Müslüman olun.
Yazar: Ramazan YILMAZ
Tarih: 2018.02.08


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurani Mücahede
http://www.mucahede.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.mucahede.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=268