Fil Sûresi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

Fil Suresi

Giriş

Yüce Allah (cc), yeryüzünü ifsad eden bozguncuları helak eder

Kâinatta her şey bir denge üzerine kurulmuştur; göklerde ve yerde var olan her şey, yaratıldıkları yasalara uygun hareket eder.

Yüce Allah (cc), kâinatın ve yeryüzü düzeninin kimi bozguncular tarafından bozulmasını elbette istemez. Bu nedenle yeryüzünü ifsat eden bozguncuları ya insanlar eliyle defederek yeryüzünde düzeni sağlamış ya da başka güçleri devreye sokarak bozguncuları helak edip ifsadı önlemiştir.

Yüce Allah (cc), yarattığı Kâinatı ve yeryüzünde insanları başıboş bırakmamış, onların uyacakları kuralları en güzel şekilde düzenleyerek yeryüzündeki düzeni sağlama görevini, halife olarak yarattığı ve bildirdiği ilahi hükümler doğrultusunda hareketi şiar edinen Mü’minlere vermiştir.

Yüce Allah (cc) tarafından konulan kurallara uygun biçimde devam eden Kâinatın yeryüzü dengesi kimi zaman bazı bozguncular tarafından ifsad edilir bozulur. Bu durumda Kâinat düzeni, ifsada karşı düzeni sağlamaya çalışan güçler tarafından sağlanır. Bu güçler, kâinat, hayat ve insan bütünlüğüne iman edenlerdir. Onlar, yüce Allah’ın lütuf ve yardımı ile bozguncuları def ederek yeryüzünde düzeni sağlarlar.

Yeryüzünde düzenin sağlanmasını isteyen yüce Allah (cc), rasullerini göndermiş, onlar vasıtasıyla bozgunculara uyarıda bulunmuştur.

“Islah edildikten sonra yeryüzünü ifsat etmeyin, (Allah’tan) korkarak ve (O’ndan) umarak O’na davet edin; muhakkak ki Allah’ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.” (A’raf, 56)

Yüce Allah (cc), yeryüzünde düzen sağlandıktan sonra bu düzeni bozmamaları hususunda insanları uyarmış, yeryüzü düzeninin nasıl korunacağını bildirmiştir.

Yeryüzünde bozgunculuk yapılmaması için insanlara gönderilen rasuller vasıtasıyla kendilerine yapılan uyarıları unutup kültürü ve nesli bozarak bozgunculuk yapanlar, dünyada helak edilecekler, Ahirette ise acıklı ve sürekli bir azaba gireceklerdir.

Dönüp gittiği zaman yeryüzünde fesat çıkarmaya, orada, ekini/kültürü ve nesli helak etmeğe çalışır; Allah da fesadı sevmez. Ona, Allah’tan kork dendiğinde gururu onu günaha sevk eder, artık cehennem ona yeter ve o, kötü bir yataktır.” (Bakara, 205-206)

Tarihi süreçte, yeryüzünü ifsad edip bozgunculuk yapan tüm bozguncular, helak edilmişlerdir. Bu, Sünnetullah’tır ve Sünnetullah biiznillah günümüzde de aynen vuku bulacak, yeryüzünü ifsad eden, yüce Allah’a ve O’na iman eden kullarına düşmanlık yapan bozguncular, önceki bozguncu ataları gibi helak edileceklerdir inşaAllah. Bu son, bozgunculardan uzak değildir.

“Allah’a söz verdikten sonra sözü bozan kimseler ve Allah’ın, kendisi vesilesiyle emrettiği şeyi kesenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.” (Bakara, 27)

Rab’lerinin gönderdiği rasulleri tanımayıp yapılan uyarılara aldırış etmeyerek yeryüzü düzenini bozmak isteyenlere karşı yüce Allah’ın belirlediği esaslar dâhilinde hareket eden Mü’minler, ilahi hükümlerini uygulayarak yeryüzünde düzeni sağlarlar.

Mü’minlerin yetersiz ve zayıf olmaları durumunda kâinatın sahibi olan yüce Allah (cc) yeryüzünde bozgunculuk yapmak isteyenleri, bizzat Kendisi, değişik güçler vasıtasıyla bozguncuları cezalandırarak yeryüzü düzenini sağlar.

Yüce Allah (cc), yeryüzünde bozgunculuğu Mü’minlerin elleriyle durdurur, ifsadı defeder

İman edenler, kâinatta kurulu düzenin kimilerince ifsat edilmesi durumunda devreye girerek yaratıcının emirleri doğrultusunda kâinata düzen vermeye çalışırlar.

Müslümanlar, fitne kalkıncaya ve din yalnızca yüce Allah’a ait oluncaya kadar mücadeleyi şiar edindikleri için Rab’lerinin yardımı ile yeryüzünde bozgunculara karşı mücadele ederek ifsadı defederler.

“Fitne olmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Artık gerçekten son verirlerse, artık şüphesiz Allah, yapmış oldukları şeyleri görendir.” (Enfal, 39)

Müslümanlar, oluşturdukları güçlü, kuvvetli orduları ile bozguncuları ortadan kaldırarak onların ifsadını durdurmuşlar, bozgunlarına son vermişlerdir.

“Artık vadedilen o ikisinden ilkinin zamanı geldiğinde, bizim kullarımızdan yiğit, çok güçlü, kuvvetli olanları üzerinize gönderdik; böylece meskenlerin aralarını araştırdılar. (Bu), yerine getirilmiş bir vaat idi!” (İsra, 5)

Yüce Allah (cc), bozguncuları birbirlerine kırdırarak yeryüzü düzenini sağlar

Yüce Allah (cc), Müslümanların zayıf ve yetersiz kalmaları durumunda başka insanlar eliyle bozgunculuk yapanları defederek yeryüzünde düzeni sağlar.

Ancak ‘Rabb’imiz Allah’tır’ dediler diye haksız yere yurtlarından çıkarılan kimselerdir. Şayet Allah, insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi manastırlar, sinagoglar ve namaz kılınan ve orada Allah’ın ismi çok anılan mescitler elbette yıkılırdı. Allah, elbette yardım eder, o kendisine yardım eden kimseye! Şüphesiz Allah, elbette kuvvetlidir, üstündür.” (Hac, 40)

Günümüzde birçok örneği görüldüğü üzere yüce Allah (cc), yeryüzünde bozgunculuk yapıp yüce Allah’ın hükümlerine karşı haddi aşan, Allah’ın mazlum kullarına zulmeden, fitne ve fücurlarında sınır tanımayan kimseleri ve toplumları başka toplumlar eliyle helak etmektedir.

“…Şayet Allah, insanların bir kısmını bir kısmı ile defetmeseydi, elbette yeryüzü fesada uğrardı velakin Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.” (Bakara, 251)

Nice bozguncu diktatörlerin, kendi toplumları tarafından birbiri ardınca yıkılıp zelil bir şekilde helak edilmeleri asıl itibarı ile yüce Allah’ın ayetlerindendir.

Kemalist zorbalığın koruyuculuğunu yapan, İslâmi değerlere karşı küfür ve isyanlarında, baskı ve zorbalıklarında sınır tanımayan, kendi zavallılıklarına bakmadan kendilerini Kaf dağında zanneden, aslında emperyalizmin ülke içindeki çocukları olan askeri diktatörlüğün, kumpaslarla zelil bir şekilde yıkılmaları yüce Allah’ın onları helak etmesinden başka bir şey değildir.

“Zalimlerin yaptığı şeylerden Allah’ı gafil sanma, şüphesiz ancak onları, gözlerin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.” (İbrahim, 42)

Yüce Allah (cc), nihai noktada bizzat Kendisi bozguncuları helak eder

Yüce Allah (cc), muhteşem ve muazzam bir şekilde yarattığı Kâinatın ve yeryüzünün, üçbeş çapulcu tarafından bozulmasına, ifsad edilmesine izin vermez. Ellerindeki mali ve insani varlıkları ile kendilerini güçlü zanneden nice zalim bozguncular, helak edilmişlerdir.

“Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki böylece onlardan önceki kimselerin akıbetinin nasıl olduğunu görsünler; kuvvetçe kendilerinden daha güçlü idiler, göklerde ve yerde hiçbir şey Allah’ı aciz bırakamaz. Şüphesiz O, Âlim’dir, Kâdir’dir.” (Fatır, 44)

Yüce Allah (cc), elde ettikleri haram servetlerle kendilerinde bulunan güç ve kuvvetlerle övünenleri, mal ve güçleriyle birlikte helak ederek yok etmiş, bozgunculuklarına ve yeryüzünü ifsad etmelerine son vermiştir.

“Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Fir’avn’e ve onun ileri gelenlerine gönderdik, ancak ona zulmettiler; işte bak, ifsat edenlerin akıbeti nasıl oldu!” (A’raf, 103)

“Allah’ın sana verdiği şeyden ahiret yurdunu iste, dünyadan da nasibini unutma, Allah sana ihsan ettiği gibi ihsan et, yeryüzünde bozgunculuk isteme, şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.’

Dedi ki: ‘Doğrusu bendeki bilgi sayesinde o bana verildi’ bilmedi mi ki şüphesiz Allah, ondan önceki kuşaklardan nicelerini helak etmiştir ki o kimseler, ondan daha kuvvetli ve çok kalabalıktılar; suçlulara günahlarından sorulmaz.” (Kasas, 77-78)

Yüce Allah (cc), tarihsel süreçteki en azgın kavimlerin bir bir helak edildiklerini, bu acıklı azabın gelecek tüm zorba bozguncuları da bulacağını bildirmiştir.

“Görmedin mi Ad’e Rabb’in nasıl yaptı, Sütunlar sahibi İrem’e ki o, beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı ve Semud’a! O, kimseler, vadide kayaları deliyorlardı ve kazıklar sâhibi Fir’avn’e! O kimseler, beldeler içinde tuğyan etmişlerdi; böylece orada fesadı çoğaltmışlardı. Bu yüzden Rabb’in onların üzerine azap kırbacını indirdi.” (Fecr, 6-13)

Tarihsel süreçte yüce Allah’ın dinine karşı çıkıp azgınlaşan, yeryüzünde bozgunculuk yapıp fesat çıkaran hiçbir zorba cezasız kalmamıştır. Bu durum, bugün de geçerli olacak inşaAllah.

Günümüzde yüce Allah’ın dinini Kur’ani esaslar doğrultusunda, yeryüzünde ifsadı durduracak, bozguncuları cezalandıracak Müslümanlar, paramparça olduklarından zafiyet içerisindedirler. Bu nedenle Müslümanlar, bozgunculara karşı yapılan ifsadı durduracak bir güce sahip değildirler.

Günümüzde dünyada ve halkında Müslümanların da bulunduğu ülkelerde emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin kültürü, dini ve nesli bozmalarına Tevhidi bir mücadeleyi verecek Müslümanlar bulunmadığından yeryüzünde ifsad ve bozgunculuk en aşağılık dip noktasına ulaşmış durumdadır.

Yüce Allah (cc), günümüz inkârcı bozguncu müfsitlerini de helak edecektir

Günümüz dünyasında yüce Allah’a karşı sürdürülen inkâr, isyan, yapılan azgınlık ve bozgunculuklar, tarihi süreçteki inkâr, isyan, azgınlık ve bozgunculuklardan farklı ve kopuk değildir. Bu nedenle yüce Allah (cc), günümüz bozguncu, inkârcı azgınların da akıbetinin aynı olacağını bildirmektedir.

“Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki böylece onlardan önceki kimselerin akıbetinin nasıl olduğunu görsünler! Allah, onları yerlebir etti ve kâfirler için onun benzeri vardır.” (Muhammed, 10)

Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü Kendisinin olan yüce Allah (cc), geçmiş dönemlerde Kendi mülkünde ifsad, azgınlık ve bozgunculuğa izin vermediği, azgınlık ve bozgunculuklarında haddi aşan toplumları helak ettiği gibi günümüzde yüce Allah’a karşı sürdürülen inkâr, isyan, azgınlık ve bozgunculuğa da izin vermeyecektir.

“Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki böylece onlardan önceki kimselerin akıbetinin nasıl olduğunu görsünler; kuvvetçe kendilerinden daha güçlü idiler, göklerde ve yerde hiçbir şey Allah’ı aciz bırakamaz. Şüphesiz O, Âlim’dir, Kâdir’dir.” (Fatır, 44)

Sünnetullah, her dönemde cari olmuş, azgınlık ve bozgunculuklarında, inkâr ve isyanlarında haddi aşanları helak etmiştir. Sünnetullah, şartlar oluştuğunda her zaman aynen tahakkuk edecektir biiznillah. Bu, yüce Allah’ın değişmez yasasıdır.

“Önceden geçen kimseler hakkındaki Allah’ın sünnetidir; Allah’ın sünnetinde değişiklik bulamazsın.” (Ahzab, 62)

Helak edilen lanetli eşcinselliği destekleyen Erdoğan ve çetesi helak olacaktır

Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesinin, yasalar çıkartarak teşvik ettiği ve desteklediği lanetli eşcinsellik Hz. Lut (as) kavmini çok geride bırakmış boyuttadır. Ahlaksızlığı ilke edinen medya, her gün bu ahlaksızları teşhir edip övmekte, ahlaksızlığın toplum tarafından meşru kabul edilmesini sağlamaya çalışmaktadır. Çıplaklık kültürü ise hiçbir çağda eşi görülmemiş, hayvanları bile geçmiş bir durumdadır.

Hiçbir hayvanın bile yapmadığı sapıklığın en çirkefini işleyen, kadınları bırakıp erkeklere giden, ahlaksızlıklarında sınır tanımayan, en aşağılık yaratıklardan daha aşağı olan, Hakk’ı savunanlara saldıran, vahyi esasları yalanlayan bu aşağılık yaratıklar ile onların destekçisi Erdoğan ve çetesi de hak ettikleri bir ceza ile helak edileceklerdir.

Ne zaman ki emrimiz geldi, oranın üstünü altına getirdik, istif edilmiş tescil edilmiş taşları oranın üzerine yağdırdık. Rabb’inin indinde işaretlenmiştir; bunlar, zalimlerden uzak değildir.(Hud, 82-83)

Bu Kur’ani uyarılara kulak vermeyen, en aşağılık iğrenç fiili işleyen ahlâksız yaratıklar ile onlara destek veren Erdoğan, AKP çetesi ve onlara destek olanlar, acıklı bir şekilde atalarının akıbetine uğrayacaklardır inşaAllah.

Emperyalizmin bir projesi ile iktidara getirildiği günden bugüne kadar Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesi, yeryüzünde ifsad ve bozgunculuklarında sınır tanımamışlardır.

Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesi, hizmette kusur etmediği Siyonizm ve emperyalizmin direktifleri doğrultusunda yüce Allah’ın, beğenip razı olduğu İslâm dinine karşı bütün kin ve düşmanlıkları ile saldırmış, camilerde Cuma günleri okunan Gerçek din, Allah indinde İslâm’dır” ayetinin okunmasını yasaklatmış, Kur’an’a dil uzatarak onun değişmesi gerektiğini söylemiş, yüce Allah’ın dinine düşmanlığında sınır tanımamıştır.

“Rabb’imiz, ancak Allah’tır” diyen mazlum insanlara zulmedip onları cezaevlerine koymuş, Ankara Hacı Bayram’da Kur’an kursunda okuyan 10-14 yaşlarındaki çocukları tutuklatmış, kendisi ve çete üyeleri açıktan açığa Kur’an ayetleri ile İslâm ile alay etmişlerdir.

Kültürü ve nesli bozan, aile yuvalarını dağıtan Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesi, Hz. Lut (as) kavminin yok olmasına neden olan ahlaksızlığı, yasalar çıkartarak teşvik edip açıkça desteklemiş, Kur’ani esaslara karşı her türlü ahlaksız yasaları çıkartarak Kur’ani tüm hükümlere savaş açmıştır.

Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesi, hırsızlık ve yolsuzlukları ile yetim ve yoksulların haklarını gasp etmiş, insanların açlıktan intihar etmelerine neden olmuştur.

Emperyalizmin yerli işbirlikçisi, İsrail’in sadık adamı Erdoğan ve başında bulunduğu AKP çetesi de Sünnetullahın cari olması ile biiznillah zelil bir şekilde helak edileceklerdir inşaAllah. Bu durum Erdoğan, başında bulunduğu AKP çetesi ve destekçilerinden inşaAllah uzak değildir.

Fil suresi, tüm bozgunculara ve destekçilerine bir uyarıdır

Fil suresi, iman edenlere olduğu kadar kâfirlere de bir uyarı niteliğindedir. Sure, yüce Allah’ın, kimseye muhtaç olmadığını ortaya koymakta, hiç kimse, bozgunculuğa karşı tavır almasa da yeryüzü düzeninin bizzat yüce Allah (cc) tarafından sağlanacağını bildirmektedir.

Fil suresi, Malik el-Mülk olan yüce Allah’ın, mülkünü üç-beş çapulcuya bırakmayacağını ve mülkünü onlara bozdurmayacağını tarihi süreçteki zalimleri helak ederek göstermiştir.

Şayet yeryüzünde ıslah eden, Tevhidi esasları insanlara ulaştıran Mü’minler yoksa bu durumda yüce Allah (cc), -Fil suresinde bildirdiği üzere- başka güçlerle yeryüzünün düzenini sağlayacak, bozgunculara hiçbir şekilde fırsat vermeyecektir.

Fil suresi, yüce Allah’ın arzında bozgunculuk yapmak isteyen azgın zorbalara karşı, insanların tepkisiz kalıp müdahale etmemeleri üzerine yüce Allah’ın kuşlar ile bozgunculuk yapmaya çalışanlara fırsat vermeden helak edildiklerini bildirmektedir.

Fil suresi, iman edenlerin yeryüzü düzenini sağlamakta zayıf kalmaları halinde yüce Allah’ın kâinattaki başka güçleri devreye soktuğunu göstermektedir. Elbette ki yüce Allah’ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur, insanlar, yüce Allah’a yardım etmek için değil, kendi sorumluluklarını yerine getirmek ve nefislerini kurtarmak için O’nun belirlediği esaslar doğrultusunda hareket etmekle mükelleftirler.

“Ey insanlar, siz Allah’a muhtaçsınız, Allah O’dur ki, muhtaç olmayan, hamd edilendir.” (Fatır, 15)

Sure, fil vakasının mahiyetinden değil keyfiyetinden bahsederek Müslümanların dikkatlerini bu yöne çekmekte ve iman ettiklerini iddia edenlere bir uyarı niteliğindedir. Müslümanlar, bu uyarıya dikkat etmeli, yüce Allah’ın kendilerine muhtaç olmadığını, onların, Tevhidi esaslar doğrultusunda çalışmamaları, bozgunculuğa, şirke ve küfre karşı tavır almamaları halinde yüce Allah’ın kendilerinin yerine başkalarını getireceğini bilmelidirler.

“Ey iman eden kimseler, sizden kim dininden dönerse, artık yakında Allah bir toplum getirecektir ki, onları sever, onlar da O’nu severler; Mü’minlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı izzetlidirler; Allah yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın lütfudur, onu dileyen kimseye verir; Allah, bol verendir, Bilen’dir.” (Maide, 54)

Yüce Allah (cc), bozgunculuğa karşı çıkan Mü’min kullarına yardım edicidir

Yüce Allah (cc), Tevhidi esaslar doğrultusunda mücadele eden kullarına, hemen her dönemde yardım etmiş onları desteklemiştir. İfsada ve bozgunculara karşı yeryüzünde düzeni sağlamaya çalışan Risalet önderlerinin ve Mü’minlerin zayıf kaldıkları durumlarda yüce Allah (cc) onlara yardım etmiş, onlar vasıtasıyla ifsadı durdurmuş, yeryüzü düzenini korumuştur.

“Dedi ki: ‘Rabb’im, şu fesat çıkaranlar toplumuna karşı bana yardım et.” (Ankebut, 30)

“Allah sizden, iman edip salih amel işleyen kimselere vadetmiştir; onlardan önceki kimseleri, halife yaptığı gibi yeryüzünde onları da halife yapacak, onlar için razı olduğu dinlerini kendilerine sağlamlaştıracak ve korkularını sonradan güvene çevirecektir. Onlar, Bana kulluk edecekler, hiçbir şeyi Bana şirk koşmayacaklar ve kim bundan sonra inkâr ederse işte onlar, fasıklardır.” (Nur, 55)

Risalet tarihi boyunca, yeryüzünü ifsat eden nice zalim ve bozguncular helak edilmişlerdir. Bu Sünnetullah’tır; zalim despotlar ve bozguncular yeryüzünde var oldukça Sünnetullah yine cari olacak, bozguncular ve destekçileri topyekûn helak edileceklerdir. Yeter ki yeryüzünde düzeni sağlamaya çalışan, yüce Allah’a tevekkül edip teslim olan, Tevhidi esasları açık bir şekilde ortaya koyan Müslümanlar var olsunlar.

Fil suresi, yüce Allah’a tevekkül ve teslimiyetle atılacak bir adımın, yapılacak en küçük bir hareketin, yüce Allah’ın yardımı ile büyük sonuçlar doğuracağını göstermektedir. Bu sure, yüce Allah yolunda mücadele eden, hareket metodunu Kur’ani esaslardan alan İslami bir çalışmanın da yeryüzünde ifsadı durduracağını ortaya koymaktadır.

Ebabil kuşlarının, doğanın en güçlü varlıkları olan filleri ve 60 bin kişiden oluşan orduyu yerle bir edip biçilmiş ekin haline getirmelerinin örnek verilmesi, iman edenlerin ders çıkaracakları önemli bir husustur. Ebabil kuşlarının, çok güçlü bir orduyu yerlebir etmeleri, Müslümanların, Tevhidi ilkeler doğrultusunda cemaatleşmeleri halinde en güçlü silahlara sahip emperyalistleri ve onların İslâm toprakları üzerindeki yerli işbirlikçilerini dize getireceklerini, onları biçilmiş ekin gibi yapacaklarını gösteren çok güzel bir örnektir.

Fil suresi, yüce Allah’a, İslâmi esaslara ve Müslümanlara düşmanlık yapanların, Müslümanlar için yaptıkları planların kendi ayaklarına dolanacağını, kâfirlerin planlarının boşa çıkağını ortaya koymaktadır. Bunun olabilmesi için Müslümanların, her söz ve hareketleri, mutlaka Kur’ani ölçülere uygun olmalıdır.

“Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı, böylece kulumuzu yalanladılar ve dediler ki: ‘Cinlenmiştir’ ve engellendi. Bunun üzerine Rabb’ine dua etti: ‘Doğrusu ben mağlup oldum, artık yardım et.’ Nihayet boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.” (Kamer, 9-11)

“Böylece Biz de onu ve onunla beraber bulunan kimseleri, dolu gemi içinde kurtardık. Sonra kalanları ardından boğduk.” (Şuara, 119-120)

Mü’minler, az ya da çok olduklarına bakmaksızın, Allah yolunda Kâfirun suresinde bildirildiği gibi saflarını netleştirerek çalışmalıdırlar. Ancak bu durumda yüce Allah (cc), onlara yardım edecek, kâfirlerin bozgunculuğuna son verecektir.

Yüce Allah (cc), Kendi dinini mutlaka koruyacaktır; Mü’minler, Allah yolunda yaptıklarıyla O’nun dinini değil kendilerini yücelteceklerdir. Yüce Allah (cc), Mü’minlere çalışmalarının karşılığını verecek, onları dünya ve ahirette kurtuluşa erdirecektir. Bunun için Müslümanlar, Tevhidi ilkeler doğrultusunda daveti ortaya koymalı, sonucunu yüce Allah’a bırakmalıdırlar ki sonucu da ancak yüce Allah (cc) belirleyecektir.

Sure hakkında kısa bir bilgi

Surenin Arka Planı

Necran Hrıstiyanlarından oluşan 20-40 bin kişi, 523 yılında Yahudi Yemen Kralı tarafından ateş çukurlarında yakıldılar. Bunun üzerine Habeşli Hrıstiyanlar, 525 yılında Yemen’e saldırarak Yahudi devletini ortadan kaldırdılar.

Yemen’e çıkarma yapan Habeş ordusunun komutanlarından biri Ebrehe idi; Habeş kralı tarafından Yemen’e vali olarak atanan Ebrehe, daha sonra Yemen kralı oldu.

Ebrehe, Yemen’e tamamen hâkim olduktan sonra Arabistan’da Hrıstiyanlığı yaymaya ve Arapların elinde kalan kara ticaret yolunu ele geçirmeye çalıştı. Bu idealine kavuşmak için Mekke’deki Kâbe’ye alternatif bir mescidi Yemen Necran’da (Uhdud olayının olduğu yerde) inşa etti ve bütün Arapların kıble olarak bu kiliseye yönelmelerini istedi.

Ebrehe’nin asıl amacı, Arapları kızdırıp Kâbe’ye saldırmak, böylece kara ticaretini ele geçirmekti; bu nedenle böyle bir plan yapmıştı. Bazı rivayetlere göre bir grup Kureyşli genç tarafından bu kilise kundaklandı, bunun üzerine Ebrehe, 570/571 yılında, 60 bin asker ve elindeki fillerle Mekke’ye yürüdü.

Ebrehe’nin, asker ve fillerden oluşan ordusuyla Kâbe’yi yıkmak için saldırıya geçmesi ve Mekke ileri gelenlerinin bu saldırıya karşılık vermemeleri üzerine yüce Allah (cc), Ebabil kuşlarını görevlendirip Ebrehe ve ordusunu biçilmiş ekin gibi yere sererek helak etmiştir.

Mekki olan bu sure, fil ashabı adı verilen olaydan söz ettiği için bu adı almıştır. Sure, Kâfirun suresinden sonra nazil olmuş, 5 ayettir.

Surenin açıklaması

1- Görmedin mi Rabb’inin fil sahiplerine nasıl yaptığını!

Tevhid-şirk mücadelesi, ibret alınacak çok önemli olaylarla doludur; tarihsel süreçte cereyan eden Tevhidi mücadeleden alınacak birçok örnek vardır. Bunlar üzerinde düşünüldüğünde, insanın Rabb’ine karşı kulluk görevini nasıl eda etmesi gerektiği ile ilgili ölçüler kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Fil suresi, bunların en önemlilerinden birisidir.

Yüce Allah (cc), dikkatleri fil sahiplerine çekerek bu olaydan ibret alınmasını, vuku bulan olayda, neler olduğundan çok olayın nasıl sonuçlandığının düşünülmesini istemektedir. Surede, zorbalığında sınır tanımayan birinin, büyük ve güçlü bir ordu ile kendisiyle kıyaslanamayacak kadar küçük kuşlarla nasıl biçilmiş ekin haline getirildiği belirtilmektedir.

Sorumluluk bilinciyle Kur’ani esaslara uygun hareket edenlere yüce Allah (cc), yardım edicidir

Ebabil kuşları, kendilerine yüklenilen görevi, bedenlerinin küçüklüğüne bakmaksızın, yüce Allah’ın izni ve yardımı ile başarılı bir şekilde yerine getirmişlerdir. Bu da Mü’minlerin, sorumluluk duygusu içerisinde Rab’lerinin belirlediği ölçüler içerisinde hareket etmeleri halinde mutlaka yeryüzünde düzeni sağlayacaklar ve fesadı bitireceklerini göstermektedir.

Fil sahipleri olayı, yüce Allah’ın insanlara muhtaç olmadığını, dinine yapılan saldırılara, hiç kimsenin müdahale etmemesi halinde bizzat Kendisinin, saldırganları helak edeceğini göstermekte, aynı zamanda Müslüman olduklarını iddia etmelerine rağmen kendi mal ve canlarının derdine düşüp Allah yolunda mücadele etmeyenlerin yüce Allah’ın rahmetinden kesinlikle faydalanmayacaklarını da ortaya koymaktadır.

Kâfirler, Müslümanlık iddiasında bulunanların, içerisinde bulundukları dağınıklıktan ve bölünmüşlükten yararlanarak yeryüzünde bozgunculuk yapmakta, fitne ve fesat tohumları ekmektedirler. Onlar, yüce Allah’ın kendi arzını koruyacağını unutmaktadırlar. Şayet fil sahipleri olayını düşünmüş olsalardı, azmazlar, yeryüzünü ifsat etmezlerdi. Elbette yüce Allah (cc), emperyalist kâfirler ile onların yerli işbirlikçi zorbaların, İslâm ve Müslümanlar için yaptıkları planlarını başlarına geçirecektir inşaAllah.

2- Onları planlarında yanılmış kılmadı mı!

Tevhid-şirk mücadelesinin hemen her döneminde Risalet önderlerine ve Tevhid erlerine karşı zorba kâfirler, Tevhidi esasların insanlara ulaştırılmasını engellemek için planlar yapmışlardır. Kâfirler, her dönemde değişik oyunlar ve politikalarla planlar hazırlamışlar, insanları, zorbalıkla kendi kontrolleri altına almaya çalışmışlardır. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de kâfirlerin Müslümanlara karşı yaptıkları planlar değişik şekillerde olmaktadır.

Emperyalizmin yerli işbirlikçileri tağuti sistemlerin planları

1- Tağuti sistemin, İslâmcılardan bazılarına parti, dernek ve vakıflar kurdurarak onlar eliyle Tevhidi mesajın ortaya koyduğu ilkeleri amacından saptırma gayreti,

2- Ajan olarak kiraladığı bazı kişiler vasıtasıyla Tevhidi hareketi amacından saptırma, kendilerince aşırı gördükleri kişileri kötü gösterip insanların gözünden düşürme çalışmaları,

3- İslâmi kavramların anlamlarını değiştirmeleri, gerçek anlamlarından başka anlamlar yüklemeleri ile içlerinin boşaltılarak anlamsızlaştırma çabaları,

4- Televizyon kanallarına, beşerî sisteme iman etmiş, tağutu en üstün otorite kabul etmiş İslâmcıları çıkartması ile sürekli bir şekilde İslâm’ın iyilik, güzellik, merhamet boyutunun gündem edinilmesi, böylece İslâm’ın, Tevhid ilkesinin insanlara unutturulması,

5- Tasavvuf, vakıf, dernek gibi şirk yuvalarının sürekli gündemde tutularak insanların oraya yönelmelerinin sağlanması,

6- Küfrün emniyet süpobu Diyanet şebekesinin kiralık ajanları olan namaz memurları vasıtasıyla hutbelerde, İslâm ile ilgisi bulunmayan konuların sürekli bir şekilde işlenmesi,

7- Kılık kıyafet ve başörtüsü gibi İslâmi olan simgelerin çıkarılan küfür ve şirk yasaları ile okul ve devlet dairelerinde yasaklanması,

Emperyalizmin ve Siyonizm’in planları

Siyonizm ve emrindeki emperyalizm, eskiden halkında Müslümanların da bulunduğu ülkelerin liderlerini, gizli olarak satın alır, onlar vasıtasıyla İslâm’a ve Müslümanlara karşı kötü emellerini ve planlarını uygulamaya koyarlardı.

Siyonizm ve emperyalizm emrine giren yerli işbirlikçileri, kendi halklarını eğitim ve baskılarla aptallaştırarak Siyonizm ve emperyalizmin kendilerine dikte ettiği planlarını uyguluyorlardı.

Aptallaştırılan daha doğrusu mankurtlaştırılan halk yığınları, kendilerini kullanan Siyonizm ve emperyalizmin işbirlikçilerine tapınma derecesinde itaat etmeye başladılar. Tepkisizleştirilen halk yığınları, lider edindikleri işbirlikçilerin her dediğini sürü psikolojisiyle her söyleneni kayıtsız şartsız yapıyorlar.

Günümüzde artık Siyonizm ve emperyalizm gizli hareket etmiyor, satın aldıkları yerli işbirlikçiler eliyle her istediklerini alenen uyguluyorlar. Sürü haline getirilen halk yığınları da kendilerine uygulanan her planı destekleyip yapıyorlar.

Siyonizm, emperyalizm ve yerli işbirlikçileri ifsad ve bozgunculuklarında sınır tanımaz bir şekilde hareket ediyorlar. Ancak onlar, plan yaparlarken yüce Allah da plan yapmakta ve onların planlarını yakın bir zamanda başlarına geçirecektir inşaAllah.

“Plan yaptılar, Allah da plan yaptı; Allah, plan yapanların en güçlüsüdür.” (Al-i İmran, 54)

Yüce Allah (cc), kâfirlerin ve müşriklerin kötü planlarını boşa çıkaracaktır

Yüce Allah (cc), Siyonizm, emperyalizm ve yerli işbirlikçilerin planlarını boşa çıkaracak, kötü emellerini kursaklarında bırakacaktır inşaAllah.

“Onları planlarında yanılmış kılmadı mı!” Yüce Allah (cc), kâfir ve müşriklerin, insanları Tevhidi esaslardan saptırmak için yaptıkları planları her dönemde boşa çıkarmıştır. Tevhid eri Müslümanların, Kur’ani esasları sürekli gündeme getirmeleri ile insanların Tevhidi esaslara yönelmesini engelleyen planları boşa çıkacaktır inşaAllah.

Tarihi süreçte, Risalet önderlerine ve Tevhid erlerine karşı nice planlar yapılmış, ancak yüce Allah (cc), müşrik ve kâfirlerin planlarını boşa çıkarmıştır. Çünkü yüce Allah (cc), her şeyi bilen ve her şeyi yapabilendir. Kâfirlerin yaptıkları planlardan birkaçı.

Hz. Nuh (as)’a karşı kâfirlerin planları

Çok büyük planlar planladılar,” (Nuh, 22)

Hz. Salih (as)’a karşı kâfirlerin planları

“Ve hileli bir plan yaptılar, Biz de bir planla plan yaptık, onlar farkında değillerdi. Bak, nasıl oldu planlarının akıbeti, doğrusu Biz, onları ve kavimlerini topluca yerlebir ettik.” (Neml, 50-51)

Hz. Muhammed (as)’a karşı kâfirlerin planları

“Bir zaman inkâr eden kimseler, seni sabote etmek (durdurmak) ya da seni öldürmek veyahut seni (yurdundan) çıkarmak için plan yapıyorlardı. Onlar plan yaparlarken Allah da plan yapıyordu ve Allah, plan yapanların en iyisidir.” (Enfal, 30)

Tarihi süreçte Risalet önderlerine ve Tevhid erlerine karşı yapılan tüm planları boşa çıkaran yüce Allah (cc), bu planları ya bizzat Kendisi boşa çıkarmış ya da Risalet önderlerinin ve Tevhid erlerinin elleriyle boşa çıkartmıştır. Günümüzde Siyonizm, emperyalizm ve yerli işbirlikçilerin planlarını yüce Allah (cc) Müslümanların eliyle boşa çıkaracaktır inşaAllah.

Tağuti sistemlerin planlarını uygulayan Samiri soylu bel’amlardır

Müslümanlar, Tevhidi esasların insanlara ulaşmasını engelleyen tağuti sistemlerin şirk ve küfür planlarının İslâm’a aykırı olduğunu, bu planları uygulayan İslâmcı müşriklerin asıl kimliklerini açıklayacaklardır. Böylece insanlar, şirk ve küfür yuvası vakıf ve dernekler ile başlarındaki Samiri soylu bel’amları daha iyi tanıyacak, onların tuzaklarına düşmeden Tevhidi esaslara yöneleceklerdir. Samiri soylu bel’amlar, her yolu kullanarak Allah yolundan ve Tevhidi esaslara yönelmekten alıkoyuyorlar.

Ve vaatler yaparak her yolla ikna etmeye çalışmayın, onunla iman edenleri, Allah yolundan uzaklaştırmayın ve onu, zulmederek eğriltmeyin, hatırlayın ki o zaman az idiniz, nihayet sizi çoğalttı ve bakın, bozguncuların akıbeti nasıl oldu!” (A’raf, 86)

Mü’minler, İslâmi davet çalışmalarında mutlak manada yüce Allah’ın hükümleri doğrultusunda hareket etmeli, heva ve heveslerine uymamalıdırlar. İşte bu durumda yüce Allah (cc), onlara yardım ederek kâfirleri hüsrana uğratacaktır.

“Şayet Allah size yardım ederse artık size galip gelecek yoktur ve şayet sizi yüzüstü bırakırsa, artık kimdir O’ndan sonra size yardım edecek kimse! Mü’minler, artık Allah’a tevekkül etsinler.” (Al-i İmran, 160)

Günümüzde yüce Allah’ın yardımının tahakkuk etmemesinin nedeni, O’nun belirlediği esaslar doğrultusunda İslâmi bir hareketin olmamasından dolayıdır.

Günümüz İslâmi hareketlerin rahmetten uzak oluşlarının nedeni onların, vahyi ölçüler içerisinde hareket etmeyişleridir. Kimileri, İslâmi çalışma adı altında Kur’ani metottan ve Rasul’ün örnekliğinden uzak, kendilerince ya da tağuti sistemlerin verdiği vakıf ve dernek izinleri ile faaliyetlerde bulunuyorlar. Yüce Allah’ın rızasından uzak olan bu faaliyetleri yapanlar, sonuçta hüsrana uğruyor, topukları üzerinde geriye dönüp küfre giriyorlar.

Yüce Allah (cc), elbette hiç kimsenin yardımına muhtaç değildir; O, Kâinatı dilediği gibi idare eder, istediği kuralları koyar ve yeryüzü düzenini kendisi sağlar. İnsanlar, Mü’min ya da kâfir olarak ne yaparlarsa kendileri için yaparlar. Onlar, iyi şeyler yapmakla yüce Allah’a yardımcı olamayacakları gibi kötü şeyler yapmakla da O’na hiçbir zarar veremezler.

Herkes, yaptığının karşılığını yüce Allah’tan alacaktır; Mü’minler, yeryüzü düzeninin sağlanmasında vahyi bilinci kuşanarak hareket ederlerse, Rab’lerinin rızasını kazanacaklardır. Ancak vahyi ölçüler içerisinde hareket etmez, İslâmi esaslara uygun çalışmazlarsa bu durumda hiçbir mükâfat alamayacak, ancak kendilerine yazık etmiş olacaklardır.

Azgınlaşarak haddi aşanlar, helak edilirler

3-5- Sürü sürü kuşları onların üzerine gönderdi; tescil edilmiş taşları onlara atıyorlardı. Nihayet onları, yenmiş ekin sapı gibi kıldı.

Tarihi süreçte Tevhidi esasları inkâr edip azgınlaşan her kavim, bir Rasul gönderilerek onlar sebebiyle helak edilirken Fil sahipleri, kendilerine bir Rasul gönderilmediği halde helak edilmişlerdir. Bunun nedeni Fil sahiplerinin, yüce Allah’ın kutsallarına saldırmalarında ve azgınlıklarında sınır tanımamaları ve haddi aşmalarıdır.

Kendilerine rasul gönderilsin ya da gönderilmesin, haddi aşarak azgınlaşan tüm kavimler, değişik doğa olayları ile helak edilmişlerdir. Fil sahiplerini kuşlarla helak eden yüce Allah (cc), azgınlıklarında sınır tanımayan Lut, Semud ve Ad kavimlerini de değişik doğa olayları ile helak etmiştir.

“Semud ve Ad, gerçekleşecek olanı yalanladılar. Bu yüzden Semud, azgınlığı ile böylece helâk edildiler. Amma Ad, uğultulu, azgın bir kasırga ile nihayet helâk edildiler. Onu, yedi gece sekiz gün onların üzerine verdi; o kavmi orada yere atılmış, koparılmış görürsün, şimdi gerçekten onlar, içi boş hurma kütükleri gibidir. Şimdi görüyor musun onlardan geri kalanı! Fir’avn ve ondan önceki kimseler, iftiraları ve hataları ile geldiler. Rab’lerinin elçisine isyan ettiler; bunun üzerine onları, gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.” (Hakka, 4-10)

“Dediler ki: ‘Doğrusu biz, suçlu bir kavme gönderildik; onların üzerine çamurdan taşlar göndermemiz için haddi aşanlar için Rabb’inin indinde işaretlenmiştir.” (Zariyat, 32-34)

Küçücük kuşların taşıdıkları ufacık sertleşmiş çamur tanecikleriyle güçlü bir orduyu yerle bir etmeleri örneği, yüce Allah’a gereği gibi teslim olan, O’nun bildirdiği esaslara göre hareket eden az bir topluluğun, çok büyük bir topluluğu yenebileceğini göstermektedir.

Yüce Allah’ın yardımı ile İslâmi bir topluluğun en küçük bir hareketi büyük sonuçlar doğurur; çünkü onu etkili kılan yüce Allah’tır. Rasulullah (as)’ın yanında bulunan çok az sayıdaki Müslümanlar Bedir’de, yüce Allah’ın yardımı ile kendilerinden on kat fazla olan müşrikleri helak etmişlerdir.

“O zaman siz, Rabb’inizden yardım istiyordunuz, bunun üzerine size cevap verdi: ‘Muhakkak Ben, ardı ardına meleklerden bin tanesi ile yardım edeceğim.” (Enfal, 9)

Yüce Allah (cc), tarihin her döneminde iman eden nice az topluluklara yardım ederek onları muzaffer kılmış, kâfirleri, ya iman etmiş bu az topluluk eliyle ya bizzat melekleri Mü’minlere yardımcı kılarak ya da bazı doğa olaylarıyla helak etmiştir.

Kendisini çok güçlü gören Calut’u, genç biri olan Hz. Davut (as) öldürmüş, çok küçük bir grup olan Talut’un askerleri de Calut’un ordusunu bozguna uğratmıştır.

“Ne zaman ki Talut, askerleriyle ayrıldı, dedi ki: ‘Şüphesiz Allah, bir nehirle sizi deneyecektir; işte kim ondan içerse artık benden değildir ve kim ondan tatmazsa o bendendir, eliyle bir avuç avuçlayan kimse müstesna,’ fakat onlardan pek azı hariç, ondan içtiler. Ne zaman ki o ve beraberindeki iman eden kimseler, o (ırmağı) geçince (geride kalanlar) dediler ki: ‘Bugün Calut’a ve onun askerlerine karşı bizim gücümüz yoktur.’ Allah’a kavuşacaklarını onlardan gerçekten kanaat getiren kimseler dedi ki: ‘Nice az birlik, Allah’ın izniyle birçok birliğe galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir.’

Ne zaman ki Calut ve onun askerleri ortaya çıktılar, (Mü’minler) dediler ki: ‘Rabb’imiz, üzerimize sabır boşalt, ayaklarımızı sabit kıl ve o kâfirler toplumuna karşı bize yardım et.’ Derken Allah’ın izniyle onları, hezimete uğrattılar ve Davud, Calut’u öldürdü. Allah ona, mülk ve hikmet verdi, dilediği şeylerden ona öğretti…” (Bakara, 249-251)

Yüce Allah (cc), yeryüzündeki düzeni bozmaya kalkışan zalim bozguncu despotları, çeşitli şekillerde helak ederek düzeni sağlamıştır. İman edenler, tevekkül edip teslim oldukları ve vahyi ölçüler içerisinde hareket ettikleri sürece yüce Allah (cc), kendilerine yardım edecek ve onları yeryüzünün hâkimleri kılacaktır. Bu yüce Allah’ın vaadidir ve O, vaadine sadıktır.

Tarafından yazılmıştır
Dada fazla: Ramazan Yılmaz

İSLÂM’DA BOŞANMA NASIL GERÇEKLEŞİR

Talak, lugatta, herhangi bir şeyin bağını çözmek manasındadır. Istılahta talak; kadın ile...
Daha fazla oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir