Maun Suresi

Din, insan hayatını düzenleyen kurallar bütünüdür
Din, insanın dünya hayatını, ruh sağlığını, fiziki eylemlerini düzenleyen kanun ve kuralların bütünüdür. Fıtraten toplum içerisinde yaşamaya meyilli yaratılan insanın, doğal olarak kendisine karşı sorumlulukları, -ailesi de dâhil- diğer insanlarla belli ilişkileri olacağı, manevi olarak kimi değerlere inanacağı muhakkaktır. Bu nedenle insanın, bu ilişkilerinin, manevi duygu ve fiili isteklerinin düzenlenmesi gerekli olmaktadır.
İnsan ilişkilerinin düzenlenmesi belli kurallar içerisinde olmazsa bu durumda toplumda, kargaşa ve başıbozukluğun hüküm süreceği, güçlünün zayıfı ezeceği, bunalımın had safhaya varacağı, hak ve hukukun ayaklar altına alınacağı muhakkaktır. Böylece toplumda ezen ve ezilen sınıflar oluşacak, şiddet ve terör ortaya çıkacak, toplumda huzursuzluk başgösterecektir. İşte toplumsal ilişkilerin belli bir düzen içerisinde düzenlemesine din denilmektedir. Diğer ifade ile sistem denilmektedir.
Dinin ne anlama geldiğini anlamak için öncelikle bu kavramın neleri içerdiğinin çok iyi bilinmesi gerekir. Çünkü kavramın içerdiği anlam net bilinmeden dini tanımlamak ve din hakkında sağlıklı bir sonuca ulaşmak mümkün olamayacaktır.
Din: Arapça D-Y-N kök harflerinden teşekkül eden bir kavramdır. Bu kavram, iki manada tanımlanabilir; lügat manası ve ıstılahi manası.
Dinin lügat manası, itaat, davranış biçimi, ibadet, saltanat, idare, hüküm, şeriat, İslâm, iman, ibadet, tedbir, hesap, adet, durum tavır ve davranıştır.
Istılahı olarak din, gerek yüce Allah (cc), gerekse insanlar tarafından konulsun, insan hayatını kuşatan kanun ve kuralların, idare ve hükmün bütünüdür.
Din kavramı, lügat ve ıstılahi manalarının tümünü kapsamaktadır. Bu anlamda din, şeriat, kanun, adet, yol, mezhep, taklit, millet, itaat, ibadet, boyun eğme, kulluk, kölelik yapmak, zilleti kabullenmek, teslim ve tabi olmak, üstünlük kurmak ve hükmetmek, emir, boyunduruk altına almak, ceza, mükâfat, muhakeme, hesap anlamlarının tümünü içermektedir.
Lügat ya da ıstılahi manada olsun din kavramında ön plana çıkan en önemli husus, hiç kuşkusuzdur ki, idare ve hüküm konusudur. Bu anlamda insanların yeryüzündeki yaşamını düzenleyen, ilişkilerine çözümler sunan hükümlerin, kanun ve kuralların, insan yaşamını ilgilendiren meselelere getirilen çözüm ve önerilerin tümüne birden din adı verilmektedir.
Dinin tanımı hakkında bugüne kadar birçok tarif yapılmıştır; ancak bu tarif ve tanımlamaların hemen tümü, dinin ruhani ve ilahi yönü ele alınarak yapılmış, dinin dünya hayatını düzenleyen yönü üzerinde durulmamıştır.
Yapılan tanımlar, metafizik bir din anlayışını ön plana çıkarmış, dinin, dünya hayatı ile ilgili hükümleri gözardı edilmiştir. Bu tanımı yapanlara göre İslâm, dünyevi herhangi bir hükmü olmayan manevi ve metafizik kurallardan ibaret bir din görüntüsüne büründürülmüştür.
İslâm, insanların hayatını düzenleyen kurallar bütünüdür
Müslüman ya da gayri Müslim olsun, dini tanımlayanlar, İslâm’ı, Hrıstiyanlık, Yahudilik, Budizm, Sıkh dini, Şintoizm, Konfüçyanizm, Taoizm, Hinduizm, Putperestlik dinler gibi tanımlamışlar, İslâm’ı namaz, oruç ve hacdan ibaret göstermişler, İslâm’ın, ilim, teknik, ekonomi, siyasi, içtimai, sosyal yönü üzerinde hiç durmamışlardır.
İslâm’ın diğer dinler gibi tanımlanması, Kur’an’ın, dünya hayatına ait hükümlerini gizlemeye yönelik bir çabadan başka bir şey değildir. Kur’an’da din, insanların dünya hayatındaki tüm ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünü olarak verilmektedir.
Din, insanların dünya hayatlarını düzenleyen kurallar olduğuna göre bu kurallar -kim tarafından konulursa konulsun- din kavramı içerisinde tanımlanır. Buna göre, insanların kendi hayatlarını düzenlemek için yaptıkları kurallar da dindir. İnsanlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, toplumda düzenin sağlanması konusunda üç sistem ortaya konulmuştur.
Birincisi, insanı yoktan var eden, onu her türlü duygu ve düşüncelerle donatan, insanın isteklerini ve eğilimlerini en iyi bilen yüce Allah’ın koyduğu kurallar.
İkincisi, bazı kişilerin, yüce Allah’ın koyduğu kuralları tahrif edip bozarak, kendi istek ve arzularına göre düzenledikleri kurallar.
Üçüncüsü, insanların kendi yaşamlarını düzenlemek için koydukları beşerî kurallar.
Kim tarafından konulursa konulsun, kuralların hepsi sosyal hayatı düzenleyen birer dindirler. Yüce Allah’ın indirdiği hükümlerden oluşan ilahi din, ilahi dinin tahrif edilip bozulması ile yapılan şirk dini, insanların kendi koydukları beşerî kurallar küfür dini.
İlahi Din İslâm
İlahi din İslâm, tektir; yüce Allah (cc) Kur’an’da bildirdiği hükümlerden, bu hükümleri yaşayan rasullerin ve son Rasul Hz. Muhammed (as)’ın uyguladığı metottan ibarettir. İnsanları yaratıp dünya hayatına gönderen yüce Allah (cc), onların dünyada neler yapıp nasıl yaşayacaklarını bildirmiş, onların, hayatlarının her alanına çözümler getirmiş ve buna İslâm dini demiştir.
“…Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum…” (Maide, 3)

Tags from the story
,
Tarafından yazılmıştır
Dada fazla: Ramazan Yılmaz

Haçlı Seferi Ya da İntikam Savaşı

“Bu savaş, müslümanlara karşı bir Haçlı seferidir.” (ABD DİKTATÖRÜ Bush) Emperyalizm tarihine...
Daha fazla oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir