Evrensel Mesaj Kur’an’ı Kerim Meali Önsözü

Hamdolsun Rabb’imize, üzerinde uzun yıllardır çalıştığımız, her kelime ve kavramını tekrar tekrar inceleyerek hazırladığımız Evrensel Mesaj Kur’an’ı Kerim mealimiz, Rabb’imizin lütuf ve yardımı ile tamamlanmış bulunmaktadır.

Evrensel Mesaj Kur’an!

Bir eserin, bir kitabın evrensel ve çağlarüstü olabilmesi, o eserin ya da kitabın yapımcısının, yazarının ya da yazdıranının hitap edeceği insanları ve çağları çok iyi bilmesi, tanıması ile mümkündür. Aynı şekilde o kitap ve eserin, her çağda yaşayan insanlara hitap etmesi ve o insanlar tarafından anlaşılması gerekir.

Evrensel ve çağlarüstü bir eser de ancak tüm çağların üzerinde olan bir güç tarafından ortaya konulabilir ki, o da yalnızca âlemlerin Rabb’i yüce Allah’tır ve o eser de O’nun gönderdiği Kur’an’dır. İnsanı yaratan ve onu çok iyi tanıyan yüce Allah (cc), onun yeryüzündeki yaşamını düzenleyen kurallarını da bildirmiş ve onu, bildirdiği kurallardan sorumlu tutmuştur.

İnsanın, Kur’an’dan sorumlu olabilmesi, ancak onu anlayabilmesi ile mümkündür. Bu nedenle yüce Allah (cc) Kur’an’ı, kullarının anlayabileceği kolaylıkta ve anlaşılabilir bir şekilde indirmiştir.

“Andolsun öğüt için Kur’an’ı kolaylaştırdık, şimdi öğüt alacak var mı!!” (Kamer, 17)

“İşte gerçekten Biz onu, senin diline kolaylaştırdık, ta ki onlar düşünsünler.” (Duhan, 58)

Anlaşılmayan, anlaşılması zor olan bir kitaptan insanlar sorumlu tutulamazlar. Kur’an, akleden, düşünme özelliklerini kaybetmeyen, onur ve haysiyetini muhafaza eden her insan tarafından anlaşılabilecek kolaylıkta bir Kitap’tır. Yüce Allah (cc), kimseye gücü üzerinde bir sorumluluk yüklemez.

“Allah, bir nefse, onun gücünden başka yüklemez …” (Bakara, 286)

Kur’an, Evrensel ve Çağlarüstü bir Kitap’tır.

Kur’an, Kıyamet Saati’ne kadar tüm insanlığa hitap eden evrensel, her çağın sorunlarını en iyi şekilde çözüme ulaştıran çağlarüstü bir Kitap’tır. Kur’an mesajının, tüm insanlar tarafından net olarak anlaşılması ancak her çağa uygun, anlaşılır şekilde tercüme edilmesi ile mümkündür.

Kur’an’ın net anlaşılması ise ancak tercüme edildiği çağın kavram ve tanımlarının kullanılması, Kur’an’ın tercüme edildiği çağda yaşayan insanların aşina oldukları, yaşadıkları hayatta kullandıkları tanım ve kavramlar olmalıdır. İnsanların aşina olmadıkları, hayatlarında karşılığı bulunmayan kavramlarla tercüme edilen Kur’an, insanlar tarafından anlaşılmayacak, Kur’an’a muhatap olanlar gereğince iman etmeyecek ve Kur’an’ın istediği toplum teşekkül etmeyecektir.

Kur’an tercümesinden amaç, her çağda yaşayan insanların, Rab’lerinin yüceliğini, Uluhiyet ve Rububiyetini kavramaları, Rab’lerine şirk koşmadan gereği gibi iman etmeleri için olmalıdır. Bu amacın dışında para kazanma, ün yapma gibi her düşünce ve hareket, Kur’an’a yapılabilecek en büyük ihanet ve yüce Allah’a karşı azgınlık ve tuğyandır.

Kur’an tercümesi, büyük bir sorumluluk ve ağır bir görevdir

Kur’an’ı tercüme etme ya da diğer bir ifade ile meallendirme, büyük bir sorumluluk ve ağır bir görevdir. Kur’an tercümesi, sıradan bir kitabın tercümesine benzemez; yüce Allah’ın gözetimi altında onun kelamını, insanların, Rab’lerinden gelen ilahi mesajı aynen anlamalarını sağlamaya, anlayabilecekleri bir şekilde açıklamaya yönelik bir çalışmadır.

Kur’an tercümesi ile yüce Allah’ın sözü, O’nun kullarına tercüme edilmektedir. Bu tercüme sırasında -hata müstesna- bilinçli ya da bilinçsiz yapılacak en küçük bir yanlışlık, yüce Allah’ın söylemediği bir söz, söylenmiş gibi gösterilecektir ki bu, apaçık bir şekilde yüce Allah’ın üzerine iftira atmaktır.

Kur’an, bir bütündür, ayetler arasında uyum sözkonusudur. Ayetler arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı gibi ayetlerin, insan, hayat ve kâinat bütünlüğüne de bir aykırılığı sözkonusu değildir. Kur’an çevirilerinde bu esas gözönünde bulundurulmalıdır. Bunlar, gereğince bilinmeden yapılacak Kur’an çevirileri, çeviriyi yapan kişileri, yüce Allah indinde çok büyük bir sorumluluk altına sokacaktır.

Ayetlerin, genel itibarı ile siyak ve sibak durumuna göre açıklanması yanında aynı ayette birbirini izleyen konuların da bir düzen içerisinde verilmesi gerekir. Bunun için de ayette geçen kavramların, birbirini bütünleyen anlamları esas alınmalı, kavramlara, birbirine aykırı bir anlam verilmemelidir.

Kur’an’ı çevirecek kimselerin Müslüman olmaları gerekir

Kur’an’ı tercüme edecek kişilerin, öncelikle Müslüman olmaları, yüce Allah’ı hakkıyla tanımaları, Tevhidi esasları çok iyi bilmeleri, Risalet önderlerinin konumlarını net olarak öğrenmeleri gerekir. Müsteşrikler, başka bir dine, demokratik tağutî sisteme mensup kimseler, yüce Allah’ın razı olduğu İslâm dininin temel Kitabı’nı tercüme edemezler. Tağutî demokratik sistemi destekleyip ona iman edenler, iman etmedikleri Kur’an’ı, sağlıklı ve doğru tercüme edip Hakk’ı gereğince anlatamazlar.

Kur’an tercümesini ancak yüce Allah’ın Uluhiyet ve Rububiyetine gerçekten iman etmiş ve o doğrultuda yaşayan Müslümanlar yapabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir