İnfak

İnfak etmek, iman ile küfrün fiili göstergelerinden biridir
Kur’an’da, yüce Allah’a iman etmenin, O’nun indirdiği Tevhidi esasları kabul edip Müslüman ya da yüce Allah’ı ve indirdiği Kur’anî esasları inkâr ederek kâfir, müşrik, münafık ve fasık olmanın sözel ve fiili olarak nasıl gerçekleştiği apaçık bir şekilde açıklanmıştır.
Kur’an, insanların sosyal hayatlarını düzenlediği, düşünce, söz ve davranışlarının nasıl olması gerektiği, nelerden kaçınıp neleri yapabilecekleri konusunda çok açık hükümler içerdiği gibi insanların birbirleri ile olan sosyal ilişkilerini de düzenlemiş, bildirilen bu esaslara uygun hareket edenlerin yüce Allah’a gerçekten iman eden Mü’minler, Kur’anî esaslara göre yaşayan Müslümanlar olduklarını bildirmiştir.
Yüce Allah (cc), hayatlarını Kur’anî esaslara göre düzenleyenlerin Kur’an’ı ahlak edindiklerini bildirmiş, bu konuda Rasulullah (as)’ı, Mü’minler için en güzel olarak vermiştir.
“Andolsun sizin için Allah’ın Rasulü’nde, Allah’ı ve ahiret gününü uman ve Allah’ı çok hatırlayan kimseler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 21)
Rasulullah (as), kendisine vahiy gelmeden önce ticaret kervanı çıkaracak bir zenginliğe sahip iken, Risalet ile görevlendirildikten sonra onüçyıl içerisinde bu mallarını Allah yolunda ihtiyaç sahiplerine vermiş, Hicret ettiği gün bineceği bir devesi bile olmamış, kader ve yol arkadaşı Hz. Ebû Bekir (r. anh)’ın kendisine verdiği bir deve ile Hicret etmiştir.
Kur’anî esaslara iman edip Rasulullah (as)’ı, gerçekten en güzel örnek almanın temel esası, onun gibi Kur’an’ı ahlak edinmek, Kur’anî esaslara teslim olmak, her söz ve davranışı onun örnekliğine uygun yapmaktır.
Rasulullah (as)’ın, mallarını Allah yolunda ihtiyaç sahiplerine infak ettiği gibi infak etmeyenlerin, ona iman ve onu örnek aldıkları iddiaları apaçık bir yalan ve kişinin kendisini ve çevresini kandırmasından başka bir şey değildir.
Kur’an’da infak, Mekke döneminde namazdan önce geliyordu, ancak Medine’de İslâm Devleti kurulunca İslâm Devleti, sosyal münasebetleri düzenleyip zekât kurumunu oluşturunca infak, namaz kılıp zekât verenler şeklinde namazdan sonra zikredildi.
Günümüzde İslâm Devleti bulunmadığı için infak, tıpkı Mekke döneminde olduğu gibi yine önem kazanmış, iman ile küfrün göstergesi haline gelmiştir.
Kur’an, infak üzerinde önemle durur, iman edenleri infak etmeye teşvik eder. Kurtuluşun yolunu gösteren yüce Allah (cc), bunun en önemli adımlarından birinin infaktan geçtiğini, birçok ayette bildirmektedir. İnfak etmemenin, cehenneme girmeye ve orada sürekli kalmaya neden olduğu bildirilmekte, infakın, insanı cehennem azabından koruyan bir ibadet olduğu müjdelenmektedir.
Yüce Allah (cc) Kur’an’da, yoksulların ve yetimlerin gözetilmesi, haklarının verilmesi konusunu, iman ve inkâr etmenin kıstası olarak verir. İnfak etmek, yetimleri, yoksulları gözetmek, onlara yardım etmek üzerinde hassasiyetle duran yüce Allah (cc), infak edenlerden razı olduğunu, onların kurtuluşa erdiklerini bildirir. İnfak edenler, en güzel söz olan vahyi, Tevhidi esasları, Hakk’ı tasdik eden kimselerdir.
“Amma kim verip (infak edip) sakınırsa ve en güzeli tasdik ederse, işte onu en kolaya muvaffak kılarız.” (Leyl, 5-7)
İnfak etmek, en güzeli tasdik etmektir ki bu en güzel söz, hiç kuşkusuzdur ki, Tevhidi esasları tasdik edip yüce Allah’a iman ederek Kur’anî esaslara teslim olup Müslüman olmaktır. Kur’anî esasların hükümlerini pratik hayatta yaşayarak Kur’an’ı ahlak edinmektir.
İnfak, diğer ibadetler gibi Mü’minlere farz bir ibadettir
Namaz, Hac, Oruç iman edenler için nasıl farz ve zorunlu ise, infak da Mü’minler için tıpkı diğer ibadetler gibi bir görev ve farz bir ibadettir. İnfak ibadeti -tıpkı diğer ibadetler gibi- isteyerek, şevk ile yerine getirilmelidir.
Yüce Allah’ı razı etmek, Mü’minler için asıl hedeftir; bu hedeflerine ulaşmak için her konuda olduğu gibi infak konusunda da Mü’minler, Kur’anî ölçülere göre hareket etmekle mükelleftirler. Onlar, infak ederek takvaya ve Rab’lerinin rızasına kavuşurlar. Yüce Allah (cc), umduklarına erenlerin, iman edip namaz kılanların ve infak edenlerin olduğunu müjdeliyor.
“Elif. Lâm. Mim. bu Kitap ki onda şüphe yoktur, Muttakiler için hidayettir. O kimseler, gaybe iman ederler, namazlarını kılarlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler. İşte onlar, Rab’lerinden bir hidayet üzerindedirler ve işte kurtuluşa erenler onlardır!” (Bakara, 1-3,5)
Mü’minler için önemli olan malın biriktirilmesi değil, Rab’lerini razı edebilmek için infak ibadetini yerine getirmektir. Mekki ayetlerin hemen birçoğunda imandan sonra infak ele alınmış ve infaka imanî bir boyut kazandırılmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*