Allah’ın Ayetleri Bir Bedel İle Satılmaz Tevhidi esaslara davet karşılığında hiçbir ücret alınmaz

Allah’ın ayetleri bir bedelle satılmaz
Tevhidi esaslara davet karşılığında hiçbir ücret alınmaz
İslâm, yüce Allah’ın kullarının yeryüzündeki hayatlarını düzenlemek için gönderdiği ve razı olduğu dindir. İslâmî esaslar, ticari bir meta ya da insanların kendi yanlarından çıkarıp insanlara pazarladıkları bir buluş değildir. İnsanların, İslâmî esaslar üzerinde bir mülkiyetleri bulunmadığı için bazı kimselerin, yüce Allah’a ait olan bu din üzerinden tasarruf yapma ve onu pazarlama hakları bulunmamaktadır.
Tüm Risalet önderleri ve onların izinde giden Tevhid erleri, insanlara ulaştırdıkları Tevhidi esaslar karşılığında insanlardan hiçbir ücret almamışlardır. Mü’minler için en güzel örnek olan rasullerin Tevhidi mücadelelerinde ve Risalet tarihinde görüldüğü üzere Tevhidi esasların insanlara duyurulması karşılığında insanlardan herhangi bir bedel alınmaz.
Yüce Allah (cc), Tevhidi esaslara ve İslâmî kurallara tabi olmaya davet karşılığında insanlardan herhangi bir ücret alınmayacağını kesinlikle belirtmiştir.
“…Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere satmayın ve kim Allah’ın indirdiği şeyler ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridirler!” (Maide, 44)
Bu ilahi buyruklar, tüm rasullerin hareket stratejilerinin temel esası olmuş, onlar, Tevhidi esaslara davetlerinin hemen akabinde yaptıkları davet karşılığında herhangi bir ücret istemediklerini apaçık bir şekilde beyan etmişlerdir.
“Ben sizden, ona karşı bir ücret istemiyorum, doğrusu benim ücretim, ancak âlemlerin Rabb’ine aittir” (Şuara, 106-109)
Tevhidi esaslara davet, yüce Allah (cc) adına yapıldığından onun karşılığında. Rab’lerini razı etmeyi yaşamlarının temel gayesi olarak kabul eden tüm Risalet önderleri ve Tevhid erleri, yaptıkları Tevhidi davetin karşılığını yalnızca Rab’lerinden beklemişler ve bunu açıkça ifade etmişlerdir. Yüce Allah (cc), onlara hidayet etmiş, onlara tabi olmayı emretmiştir.
“İşte onlar, Allah’ın hidayet ettiği kimselerdir; o halde onların hidayetini rehber edin. De ki: ‘Ona karşılık bir ücret istemiyorum, şüphesiz o, ancak âlemlere bir öğüttür.” (En’am, 90)
Yüce Allah (cc) bu temel esası, iman edenlere de bildirmiş, ayetlerinin az bir değer karşılığında satılmasını kesinlikle yasaklamıştır.
“Beraberinizde bulunanı tasdik eden indirdiğim şeye iman edin ve onu inkâr edenin ilki olmayın, ayetlerimi az bir değere satmayın ve sakın yapmayın. Artık Benden sakının!” (Bakara, 41)
Yüce Allah (cc), indirdiği ayetlerini bir değer karşılığında satmayanları övmüş, onların mükâfatlandırılacaklarını bildirmiştir.
“Şüphesiz Kitap ehlinden kimileri, Allah’a, size indirilen şeye ve kendilerine indirilen şeye iman ederler; Allah için derin bir saygı duyarlar, Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar; işte Rab’leri katında onlara mükâfatlar vardır, şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.” (Al-i İmran, 199)
Yüce Allah’ın hükümlerine, insanları şirk ve küfrün karanlıklarından çıkarıp Hidayet’e ulaşmaları için Rab’lerine iman etmeye davet olduğu için bu davet karşılığında maddi, sosyal statü, makam-mevki, övgü ve yüceltme beklenmez.

Tevhidi mücadelemizde bugüne kadar kimseden bir karşılık beklemedik
Rabb’imize hamdolsun ki, uzun yıllardır sürdürdüğümüz Tevhidi mücadelemizde, Kur’anî esasları prensip ve ahlak edinerek hareket ettik. Tevhidi mücadeleyi sürdüren Müslümanlar olarak Kur’anî Mücahede adı altında yayınladığımız kitap ve dergi gibi tüm yayınlarımız karşılığında hiçbir maddi beklentisi içerisine girmedik.
Biz Müslümanlar, Tevhidi esaslara davetimizin karşılığında insanlardan övgü ve yüceltme gibi övgüler, maddi, sosyal statü, makam-mevki, para, pul istemedik, istemiyoruz. Bizler, tüm rasullerin ortak sözü olan gerçeği söylüyoruz.
“Ve ey kavmim, ona karşı sizden mal istemiyorum, şüphesiz benim mükâfatım ancak Allah’a aittir.” (Hud, 29)
İşte tüm bu Kur’anî gerçeklerden hareketle Kur’anî Mücahede olarak yayınladığımız tüm kitap ve dergilerimizi, -karşılığını Rabb’imizden bekleyerek- ücretsiz dağıtıyoruz. Çünkü yüce Allah (cc), rızası için yapılanların mükâfatını veren, karşılıkların en hayırlısını lütfedendir.
Artık dileyen kimseler, bu hayırlı yolda davetimiz karşılığında hiçbir ücret istemediğimiz için bizimle Kur’anî esaslara uyarak kardeşlik duygusu içerisinde olur. Dileyen kimseler, yüce Allah’ın ayetlerini ve İslâmî esasları ticari bir meta olarak görüp karşılığında kitap ve dergiler satarak bir ücret alan, böylece yüce Allah’ın lanetine uğrayıp acıklı azabı tercih edenlerle birlikte olur. Yahut da yüce Allah’ın, birlikteliği, kardeşlik, velayet ve sırdaşlık hukuku ile ilgili ayetlerini görmezden gelip inkâr ederek tek başına kalır, böylece yüce Allah’ın bildirdiği şekilde şeytanın emrine girer.
“Ve kim Rahman’ın zikrini görmezden gelirse ona bir şeytanı göndeririz; artık o, onun yakını olur. Ve gerçekten onlar (şeytanlar), onları yoldan çevirirler, ancak onlar hidayette olduklarını zannederler. (Zuhruf, 36-37)
Artık dileyen, dilediği şekilde hareket eder, dünya ve Ahirette de sonucuna katlanır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*