MÜŞRİKLER İSLÂM’A HİZMET EDEMEZLER!

İslâm dinine hizmet etmek, imanlı, şahsiyetli ve onurlu insanların yapacakları bir görevdir. Bu sıfatları üzerinde taşımayanların, İslâm gibi yüce bir dine ve değere hizmet etmeleri hiçbir şekilde mümkün değildir. Özellikle kendileri şirk ve küfür içerisinde bulunan, putların önünde zillet içerisinde ibadete duran müşrik putperestlerin, İslâm’a hizmet etmeleri ve İslâm için çalışmaları sözkonusu olamaz. Yüce Allah (cc), müşriklerin İslâm dini için çalışmalarını yasaklamış, onların bu konuda hakları bulunmadığını bildirmiştir.

“Müşrikler, nefislerinin küfrünü göre göre Allah’ın mescitlerini şenlendiremezler; onların yaptıkları işler boşa çıkmıştır ve onlar, ateşte sürekli kalacaklardır. Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar şenlendirirler. Onların, doğru yolu bulanlardan olacakları umulur.” (Tevbe, 17-18)

İslâm’a hizmet etmek, ancak “Allah’a ve âhiret gününe iman eden, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başka kimseden korkmayan” Müslümanların hakkı ve görevleridir. Bu görev, tağutu ilah edinen, ondan korkan, Allah’a ve ahiret gününe gereği gibi iman etmeyen putperest müşriklerin ne hakkı ne de görevleridir. Çünkü müşrikler, Kur’an’ın ifadesi ile pisliktirler; pislik olanın temiz olan İslâm’a ve İslâmi değerler yaklaşmaları bile haramdır.

“Ey iman edenler, müşrikler pisliktir, artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluğa düşmekten korkarsanız; biliniz ki Allah dilerse yakında sizi kendi lutfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allâh, bilendir, hakimdir.” (Tevbe, 28)

Mescid-i Haram’a girmeleri yasak olan pis putperest müşriklerin, temiz olan İslâmi değerlere hizmet etmeye kalkışmaları ancak İslâmi güzellikleri lekeler ve bozarlar. İşte bu nedenle yüce Allah (cc), müşriklerin, İslâmi olan mescidleri şenlendiremezler, yani o mescitlere hizmet edemezler buyuruyor. Yüce Allah (cc), putların da, putperestlerin de pislik olduklarını ve putperestlerin kâfir olarak öleceklerini bildirmektedir.

“… Artık o pis putlardan ve yalan sözden kaçının.” (Hac, 30)

 “Fakat yüreklerinde hastalık olanlara gelince (Allah) onların pisliklerine pislik katar ve onlar, kâfir olarak ölürler.” (Tevbe, 125)

Kur’an, müşrikler konusunda çok açık ve net bilgiler verir ve onların Müslümanlara, Yahudilerden daha çok düşman olduklarını bildirir.

“İnsanlar içerisinde, iman edenlere en yaman düşman olarak yahudileri ve müşrikleri bulursun; iman edenlere sevgice en yakınları da ‘Biz hıristiyanlarız’ diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar.” (Maide, 82)

Müşriklerin, Müslümanlara düşman oluşlarının nedeni, İslâm’ın, putperestliğe ve şirke savaş açması ve Tek Allah’a onları davet etmesidir. Oysa Müşrikler, yüce Allah’a eş koşmakta, O’ndan başka ilahlar edinmektedirler. İşte bu yüzden insanlar içerisinde Müslümanlara en yaman düşman müşriklerdir.

Tarihin her dönemindeki Tevhid şirk mücadelesi, Müslümanlarla müşrikler arasında olmuştur. Bu nedenle müşrikler, Müslümanlara kin beslerler, onlara bir hayrın gelmesini istemezler ve en ağır bir şekilde Müslümanlara saldırırlar.

 “Nankör olan bazı Kitap ehli kimseler de, müşrikler de size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder, Allah, büyük lutuf sahibidir.” (Bakara, 105)

“Mallarınız ve canlarınız hususunda deneneceksiniz; sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve müşriklerden çok incitici (sözler) duyacaksınız. Ama sabreder, (onlardan) korunursanız; işte bunlar, yapmağa değer işlerdendir.” (Al-i İmran, 186)

Müşrikler, yüce Allah’tan başka değişik putlar ve ilahlar edinmişlerdir; bunlardan bazıları hevalarını ilahlaştırırlarken, bazıları, önderlerini, din adamlarını, şeyh ve ağabey dedikleri kimseleri, devletin ileri gelenlerini, mal, eş ve evlatlarını ilahlaştırmışlardır. Bu müşriklerden kimileri, Müslümanların en yakınlarından da olabileceğini Kur’an, peygamberlerin hayatlarından öörnekler vererek, çok açık bir şekilde bildirir.

Kur’an, müşrikler konusunda Müslümanları uyardıktan sonra onlara şu açık uyarıda da bulunur ve müşrikler kim olurlarsa olsunlar, onlar için Müslümanların dua etmeleri kesinlikle yasaklaniyor.

 “Akraba bile olsalar, cehennem halkı oldukları belli olduktan sonra müşrikler için mağfiret dilemek, ne peygamberin ne de inananların yapacağı bir iş değildir.” (Tevbe, 113)

Kur’an, müşrikleri bütün yönleri ile ortaya koyduktan sonra iman edenlerin, Müşriklerin yapıp söylediklerine aldırış etmemeleri, önemsememeleri tavsiyesinde bulunuyor ve Müslümanların, emrolundukları gibi dosdoğru olmalarını emrediyor.

“Sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve ortak koşanlara aldırma.” (Hicr, 94)

Müslümanların, Günümüz Müşriklerine Bakışı

Her dönemde olduğu gibi, günümüz Müslümanları da, iman ettikleri Kur’an’ın tavsiyesine uyarak, kendilerine düşman olan, necis putperst müşriklere hiçbir şekilde ve durumda itibar etmez, onların söylediklerine inanmaz ve yaptıklarına değer vermezler. Bu, yüce Allah’a iman edişlerinin ve Kur’an doğrultusunda hareket etmelerinin gereği ve sonucudur.

Günümüzde, Kur’ani gerçeklerden habersiz bazı kimseler ve tağuti sistemin savunucusu konumundaki Samiri soylu belamlar, yüce Allah’ın Kur’an’daki emirlerine aykırı bir şekilde hareket ederek, günümüz müşriklerini adeta kutsamakta, onların her yaptıklarını tasdik etmektedirler. Bunlar, Kur’ani hükümleri çiğneyerek, müşriklere destek olmakla puta tapmayı ve şirki adeta meşrulaştırmaktadırlar.

AKP(=Amerikan Kuklaları Partisi), kurucuları ve bugünün cumhurbaşkanı ve başbakanı olan liderleri, İslâmi değerleri kullanarak Anadolu insanını kandırarak iktidara geldiği günden bugüne kadar, İslâm nokta-i nazarında küfür ve şirk olan fiiller içerisine girmiştir. Bunlar, M. Kemal’i ilah, onun cesedinin bulunduğu Anıtkabir’i ibadethaneye çevirmiş, Kemalist sistemi din edinmiş, gecelerini gündüzlerine katarak insanları bu küfür ve şirk sistemine yamamak için onları sürekli olarak davet etmişlerdir.

Kemalist sistemin başbakanı Erdoğan, bütün bu küfür ve şirk olan fiilleri yetmiyormuş gibi, o güne kadar dinsizlik olarak gördüğü liasizmi meşrulaştırmış, hatta Türkiye’de hızını alamadığı için Arap toplumlarının yaşadıkları ülkelere giderek onları da laizismi kabul etmeye davet etmiştir.

Her söz ve hareketi küfür ve şirk olan Kemalist sistemin yöneticilerinin, İslâmi bir fiil işlemesi ve Müslümanların yararına olacak kimi icraatlerde bulunması elbette mümkün değildir. Çünkü yüce Allah (cc), Tevbe Suresi, 17. ayetinde buyurduğu üzere

“Müşrikler, nefislerinin küfrünü göre göre Allah’ın mescitlerini şenlendiremezler; onların yaptıkları işler boşa çıkmıştır ve onlar, ateşte sürekli kalacaklardır.” (Tevbe, 17)

Erdoğan ve putperest ekibi, kendileri, putları kutsayıp onlara tapındıkları gibi, İlkokula giden küçücük çocukları, her sabah okula girişte putlar üzerine yemin ettirerek küçücük beyinleri, putperestliğe meylettirmekte, onları, küfür ve şirke daha küçük yaşlarda alıştırmaktadır.

Şimdi durum bu kadar açık iken, şirk ve küfrü din edinen, Kemalist sisteme iman eden AKP(=Amerikan Kuklaları Partisi)’den İslâmi ya da hayırlı bir icraat  elbette mümkün değildir. Küfür sisteminin eğitimden sorumlu Bakanı Dinçer, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz ne yaptığımızın farkındayız, yani bu hükümet yönetmeliği olduğuna göre, (okulların tamamı için) öyle bir niyetimiz olsaydı, bütünüyle bu yönetmelikle onu (başörtüsünü) serbest hale getirirdik."

“Her zaman açık ve şeffaf davrandık. Niyetimiz neyse paylaştık. Artık niyet okumaktan vazgeçsin öyle düşünenler. Eğer okullarda başörtüsünü serbest bırakmak istesek, hükümetimizi şimdi bunu yapmaktan alıkoyan şey ne?” diyor.

Aslında Kemalist sistemin hükümeti AKP(=Amerikan Kuklaları Partisi) iktidarını engelleyen bir şey var, ancak bunu bakan Dinçer bilmiyor. Onları engeleyen, müşrik olmaları ve yüce Allah’ın buyurduğu üzere, kendi küfürlerini göre göre İslâmi bir konuda hareket edemeyecek olmalarıdır. Onlar, hayırlı bir iş yapsalar bile, müşrik oldukları için bu yaptıkları yüce Allah (cc) yanında boştur.

Kemalist sistemin Cumhurbaşkanının karısı da, tıpkı ebu Leheb’in karısı gibi, İslâm’dan ne  kadar habersiz olduğunu ve kendi cehaletini “ilkokullarda başörtüsü cehalettir” diyerek açığa vuruyor. Göstermelik olarak başlarına taktıkları bez parçaları ile halkın gözünü boyayan bu müşrik güruhu, mesele Müslüman evlatların başörtüsü konusuna gelince gerçek kimliklerini ortaya koyuyor ve cehaletlerini açığa vuruyorlar.

Anadolu halkının inanç değerlerini istismar eden Tayip Erdoğan, İstanbul Çamlıca ve Taksim’e cami yapacağını söylüyor. Peki neden bir yönetmelikle başörtüsünü okullarda, önlerinde hiçbir engel olmadığını kendi ağızları ile söyledikleri halde, serbets bırakmıyorlar. Çünkü, başörtüsünü serbest bırakmalarında maddi bir rantları sözkonusu değildir. Ancak ta İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığından beri çalıp çırpmaya alışmış, bu konuda hakkında onlarca dava açılmış Erdoğan, yemeye alıştığı için, yaptıracağı camilerin projelerinden başlayarak, inşaatına kadar her alanda yiyecek ve yakınlarına yedirecek. Yoksa onun amacı İslâmi bir eser ortaya koymak değildir, tek amacı, hep yaptıüı üzere, İslâmi değerleri istismar ederek ranta çevirmektir.

Anadolu insanı, Kur’ani gerçeklerden habersiz olduğu için, tağuti sistemin istismarcı başbakanı Erdoğan’ın, namaz kılışına aldanarak bu kişi ve grubunu Müslüman zannetmekte ve bu nedenle yaptıklarını onaylamaktadır. Oysa puta tapmanın şirk olduğunu ve İslâm dinin putperestliği ortadan kaldırmak için geldiğini Anadolu insanı bilmiyor. Şayet Anadolu insanı, Kur’ani gerçekleri bilse, Erdoğan adlı müşriğinin ve tüm müşriklerin İslâm’a hizmet edemeyeceklerini ve onların, bütün yaptıklarının boş olduğunu da bilir.

Anadolu halkının, öncelikle iman ettikleri Kitab’larını yani Kur’an’ı çok iyi bilmeleri gerekir ki, hem ikide bir müşrikler tarafından istismar edilip aldatılmasınlar, hem de şirk ve küfür konusundaki gerçekleri çok iyi bilip şirk ve küfürden sakınabilsinler. Aksi halde onlar, bu cehaletle hem dünyada daha çok istismar edilip aldatılacaklar, hem de putperest müşriklere destek olduklarından dolayı, o müşriklerle beraber cehennemi boylayacaklar.

Ramazan Yılmaz: 2013.09.15

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*