KUR'AN'A DAVET-1

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

 “Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerde olan(sıkıntılar)a şifa ve (kendisine tabi olup) iman edenler için  yol gösterici ve rahmet gelmiştir.” (Yunus, 57)

Ey insanlar, sizi yoktan var edip yaratan; size, su, hava, güneş gibi zaruri, yiyecek ve giyecek gibi çeşitli nimetleri verip yaşatan; size, akıl, zekâ ve fikir verip diğer varlıklar üzerinde üstün kılan Rabb’inizden bir Kitap geldi. Bu Kitap, dünyevi bütün sorunlarınıza çözüm getirip sizi dünyevi sıkıntılardan, kaos ve bunalımlardan kurtarıyor. Gelin Rabb’inizden indirilen bu Kitap’a uyun. Bu, yüce Allah’ın Kitabı yüce Kur’an’dır.

Ey insanlar, yarın ne olacağını bilmeyen kişilerin, sizin yarınlarınızı ipotek altına alarak çıkardıkları kanunlar, kendinizin de şahit olduğunuz gibi, sizleri huzursuz ve mutsuz, neslinizi soyunu tanımaz bir soysuz yaptı; sizleri ırklara, kavimlere bölüp birbirinize düşman etti. İnanç değerlerinizi istismar ederek sizleri kamplara böldü. Bu beşeri sistem, baskı ve terör yoluyla gençlerinizi katletti, dünya hayatında yarınlarınızı ve geleceğinizi kararttı, eğitim sistemi yoluyla, bozuk kültürel faaliyetleriyle sizi Rabb’inizin rızasından uzaklaştırdı, ahirette de sizlerin acı bir azaba sürüklenmenize ve orada ebediyen azap görmenize sebep oluyor.

Ey insanlar, sizi insan olarak yaratıp en güzel sıfata sahip kılan Rabb’inize kulluk ediniz ve bu kulluğun nasıl yapılacağını, Rabb’inizin size gönderdiği Kur’an’dan öğrenin. Kur’an dışı kaynaklar size dininizi öğretmez, tam aksine hurafe ve bid’atlere bulaştırarak şirke ve küfre sokar. Beşeri sistemlerin yasalarına az ya da çok uymak, insanı yüce Allah’a isyana sürükler ve küfre sokar.

Ey insanlar, Kur’an’ın bildirdiği doğrultuda Rabb’ine kulluk yapmayanlar, Kur’an’ın bizzat ifadesi ile  müşrik, münafık, fasık, mürted ve kâfirdirler ve bunlar, Rablerini yeterince tanımadıkları, kulluk görevlerini hakkıyla yerine getirmedikleri için Kur’an’ın ifadesi ile kulluk için en güzel surette yaratıldıktan sonra, aşağıların aşağısına düşen kimselerdir. Bu durumdan kendinizi koruyun ve Rabb’inizden size indirilen Kur’an’a dönün, onu okuyun ve hayatınızın her anını, ilişkilerinizin tümünü bu yüce Kitaba göre düzenleyiniz. Böyle yapmanız halinde Rabb’inizden sizlere müjdeler var.

Kur’an, dünyevi bütün sorunlara çözüm getirmiş, insanları dünyevi sıkıntılardan, kargaşa ve bunalımlardan kurtarmıştır. Kur’an’a iman edip uyanlar, Mü’minler ve Müslümanlar olarak vasıflandırılmışlardır. Kur’an’ın bildirdiği doğrultuda Rab’lerine kulluk yapmayanlar, Kur’an’ın bizzat ifadesi ile müşrik, münafık, fasık, mürted ve kâfirdirler.

Tevhidi esasları kabul edip Kur’ani hükümlere teslim olmayıp tağuti sistemlere itaat edip destek olanlar, Kur’an’ın ifadesi ile aşağıların aşağısına düşen kimselerdir. Bu kimseleri Kur’an şöyle sıfatlandırıyor.

“De ki: ‘Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi! Allah kime lanet ve gazap etmiş, kimlerden maymunlar, domuzlar ve tağuta itaat edenler yapmışsa, işte onların yeri daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır.” (Maide, 60)

Beşeri sistemlerin yasalarına uymak, Tevhidi esasları reddetmek, yüce Allah’a isyan etmek ve küfre girmektir ki, bu kimseler, ayette belirtildiği üzere, lanet edilmiş kimseler olarak maymunlar, domuzlar gibidirler ve düz yoldan sapmışlardır.

Elbette yüce Allah (cc), kullarının dünya ve ahirette alçalmalarını istemiyor, bu nedenle onları sürekli olarak uyarmış, doğru yolu gösteren elçilerini göndermiş, tağuttan kaçınılmadan Kendisine iman edilmeyeceğini, kurtuluşa ulaşılmayacağını, kurtuluşun ancak Kendisine iman edilmesi ile mümkün olabileceğini bildirmiştir.

“Tağuta kulluk etmekten kaçınan ve Allah’a yönelenlere müjde var, müjdele kullarımı.” (Zümer, 17)

Tağuttan kaçınıp Kur’ani esaslara teslim olan ve hayatlarını, bu esaslara göre düzenleyen kimseler, Tevhidi esaslara iman etmiş, Müslüman olmuşlardır. İşte bunlara Rab’lerinden müjdeler vardır.

Ey insanlar, yüce Allah’ın dışında yöneldiğiniz, emir ve kurallarını kabul ettiğiniz. Hayatınızı ona göre düzenlediğiniz her kişi, kurum, kuruluş ve sistem, sizi Rabb’inize isyana sürükler, yüce Allah’ın azabına girmenize neden olurlar. O halde yüce Allah’tan başka yöneldiğiniz her kişi, grup, kurum, kuruluş ve sistemi terk ederek Rabb’inizin size indirdiği Kur’an’a yönelin.

Ey insanlar unutmayınız ki, bugün olduğu gibi, Allah’tan başka yöneldiğiniz her kişi ve kurum sizi, İslâm’ın aydınlığından beşeri sistemlerin, dünya ve ahirette geleceği olmayan karanlıklara sürüklemektedir. Oysa yüce Rabb’inizin indirdiği Kur’an sizleri dünya ve ahiretin huzurlu yollarına ve aydınlığa çıkarıyor.

“Allâh, inananların dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır; kâfirlerin dostları da tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. Onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.” (Bakara, 257)

Ey insanlar sizi, yasaları ile tehdit ve mükâfatları ile kendi karanlıkları içine çeken, beşeri sistem ve ideolojilere uymayın, Rabb’iniz olan Allah’tan korkun ve kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Kur’an, sizlerin bütün sorunlarınızı çözecek bir kitaptır, ona uyun, kurtuluş Kur’an’a şartsız bir şekilde uymaktadır.

Ey insanlar, Rabb’iniz sizi kendisine kulluk edesiniz diye en güzel şekilde yarattı, O’na kulluğu O’nun indirdiği Kur’an’ın emirleri doğrultusunda yapınız. Kur’an’a uymayan her düşünce, söz ve davranış, yüce Allah (cc) indinde hiçbir değer ifade etmez.

Kendilerini İslâm’a nispet eden ey insanlar, şirk ve küfür olan beşeri sistemleri güvence kabul edip ona, onun yasalarına sığınmayınız, unutmayınız ki, korkulması gereken yegane güç yalnızca yüce Allah’tır. Tarihi süreçte iman eden hiç kimse, beşeri sistemlere itaat etmemiş, küfür olan beşeri sistemlere uymamıştır. Siz de Rabb’inize gerçekten iman ediyorsanız, sizden öncekiler gibi küfür ve şirk kanunlarını reddediniz. Davranışlarınızı her türlü iş ve eylemlerinizi yalnızca Rabb’inizin razı olacağı şekilde düzenleyiniz.

“Allâh kuluna kâfi değil mi? Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allâh kimi şaşırtırsa artık onu yola getiren olmaz.” (Zümer, 36)

Ey insanlar, hayatı size veren, sizleri çeşitli rızıklarla besleyen Rabb’iniz olan Allah’tan korkun ve içerisinde bulunduğunuz gafletten artık kurtulun. Hayatınızı zevk ve sefa içinde geçiriyor ancak yarın mahşer gününde huzuru ilahide çok zor bir duruma düşeceksiniz. Bu nedenle çok geç olmadan Kur’an’a yönelin, onu hayatınızın esası haline getirin.

Ey insanlar, her şeyi sizlere sınırsız bahşeden Rabb’iniz, verdiklerinin hesabını da soracaktır. O halde hesabınızı rahat vermek için Rabb’inize yönelin ve O’nun indirdiği kitap doğrultusunda yaşantınızı düzenleyin. Günün yirmidört saatinde yaptığınız her hareketi, söylediğiniz her sözü ve tüm düşüncelerinizi Kur’an’a göre yapınız.

Ey insanlar, eşinizle, çocuklarınızla, arkadaş ve komşularınızla, dost ve düşmanlarınızla ilişkilerinizi, konuşmalarınızı mutlaka Kur’an doğrultusunda yapınız, sevgi ve nefretinizi, dostluk ve düşmanlıklarınızı mutlaka Rabb’inizin razı olacağı şekilde ortaya koyunuz. İşte o zaman Rabb’inizin buyurduğu gibi Rabbinizden indirilen Kur’an size bir öğüt, göğüslerinizi sıkıntıya sokan sorunlarınıza şifa olacak ve (kendisine tabi olup) iman edenlerden olduğunuz zaman bu Kur’an sizin için  yol gösterici ve rahmet olacaktır. Aksi halde dünyanız zindan, ahiretiniz azap olacaktır.

Ramazan YILMAZ

 

 

Ramazan Yılmaz: 2010.11.15

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir