HİCRET GÜNLERİ

Allah’a düşman olan zalimlerin zulmünden,

Cehaleti din sanan insanların elinden,

İçinde yaşadığın yurdundan ve yerinden

Ayrılığın adıdır Hicret adı verilen.

xxx

                                         Oldukça zor ayrılık Allah yolunda Hicret,

Yurdunu her şeyini Allah yolunda terket,

Sevenlerinden uzak dayanılmaz bir hasret,

Kavurur yüreğini bu mübarek ibadet,

xxx

Gurbet acı bir ilaç içebiliyorsan iç,

Bırakmıyor insanda ne neşe ne de sevinç,

Onca yapılan şeyler bir anda oluyor hiç,

Her derde katlanıyor insan ne kadar ilginç.

xxx

Zehir gibi bir hasret yakar bağrını yakar,

Çok sevdiğin kimseler sana uzaktan bakar,

Yüreğinden parçalar birer ikişer kopar,

Hayat bir başka olur insan yaşamdan bıkar.

xxx

Anılar paramparça yeniden hatırlanır,

Kimi zaman dudaklar bir şeyler mırıldanır,

Çoğu zaman onlar da bitmeden yarı kalır,

Öyle ki insan bazen kendisine darılır.

xxx

Yürekte hüzün dolu yüzünde kara bulut,

Beyninde gök gürülder yürekte kalmaz umut,

Her şey hayal gibidir hiçbir şey değil somut,

İşte o an insan der, bırak her şeyi unut.

xxx

Ateş olup yakıyor derinden yüreğini,

Parça parça söküyor yerinden ciğerini,

Kan ile dolduruyor umutsuz gözlerini,

Hüzünle kaldırıyor Rabb’ine ellerini.

xxx

Zorbalara kızarsın üzülür sıkılırsın,

Boğazın düğümlenir dişlerini sıkarsın,

Çevrende konuşacak birisini ararsın,

Gözlerin dalar gider kimseyi bulamazsın.

xxx

Bu öyle bir acı ki, şiirle anlatılmaz,

Birine anlatsan da seni anlayan olmaz,

Kâğıt alıp yazarsın kalem tutulur yazmaz,

Sır olarak saklarsın buna yürek dayanmaz.

xxx

Kimi zaman ağlarsın gözlerinden yaş akar,

Çevrende bulunanlar anlamsız gözle bakar,

Herkes başka alemde senin yüreğin yanar,

İşte o zaman insan yalnızlığını anlar.

xxx

Ne arayan ne soran ne konuşan bulunur,

Hatıralar canlanır için bir hoş burkulur,

Hatıralar ard arda seni kalbinden vurur,

Yalnızlık girdabında geçmiş anlamsız olur.

xxx

Hüzünlü yüreğine dolar buruk duygular,

Söylemek istesen de diline bent vururlar,

Sustuğun zamanlarda beynine kurşun saplar,

Omuzunda ağır yük elin kolunu bağlar.

xxx

Bazen kısa bir sevinç ardından hüzün dolar,

Yüreğinde bir acı yüzün buruşur solar,

Ateş düşer içine yürek tutuşur yanar,

İşte o zaman insan gurbeti içten yaşar.

xxx

Bir şeyle ilgilenmez içine kapanırsın,

Bakışların boşlukta derinlere dalarsın,

Sevdiklerin üzülür diye kaygı duyarsın,

Sakin bir köşe bulup için için ağlarsın.

xxx

Bunu yaşamayanlar bilemezler halini,

Anlatmak istesen de anlamazlar dilini,

Bu öyle bir durum ki, çadırdatır belini,

Ayakları yürütmez kımıldatmaz elini.

xxx

Sözüm yok hiç kimseye sitemim kendimedir,

Herkesin yaptığı şey ancak kendisinedir,

İnsanlar bilmese de her şeyi bilen bilir,

O’dur rahmet sahibi ancak O sabır verir.

xxx

Ömrünün yaprakları düşerken birer birer,

Hayıflanıp durursun yürek derinden titrer,

Simsiyah saçlarına bembeyaz kıllar girer,

Ömür treni durmaz menzile doğru gider.

xxx

Seni ayakta tutan yüklendiğin davadır,

O dava ardındaki Allah’ın rızasıdır,

Allah’ın rızasına bütün canlar fedadır,

Bu güzel düşünceler yaşam için gıdadır.

xxx

Her karanlık gecenin elbet vardır sabahı,

Dünyada bulmaz insan aradığı refahı,

Mahzun olan yüreğin çınlar göklerde ahı,

Son durak ahirette bulur insan felahı.

xxx

Ramazan Yılmaz: 2012.11.18

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir