Ey hocalarını ilah edinenler, Bir olan Allah’a iman edin!
         Yüce Allah (cc), hükümlerini apaçık bir şekilde bildirmiş, helal, haram belirtmiş, kabul ve inkâr edilecekler açıklanmış, iman edenlerden buna uygun hareket etmeleri istenmiştir. Kur’an, akleden herkesin anlayabileceği kolaylıktadır, bu nedenle Allah’ın indirdiği Kur’an, apaçık bir şekilde ortada dururken âlim, hoca, ağabey diye nitelendirilen kişilerin, Kur’an’a aykırı fikirlerine tabi olanlar, yüce Allah’tan başka Rab’ler edinmiş, şirk ve küfre düşmüşlerdir. İşte yüce Allah’ın bu konudaki uyarısı.

         “Âlimlerini ve din adamlarını Allah'tan başka rabler edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de! Tek İlah olan Allah dışında kulluk etmeleri emredilmemişti. O'ndan başka ilah yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.” (Tevbe, 31)

         Bu ayeti dinleyen Hatim-i Tâî'nin oğlu Adiy demiştir ki: "Resulullah'a geldim, boynumda altından bir haç vardı, -ki Adiy o zaman henüz Müslüman olmamıştı ve Hrıstiyandı- Rasulullah (as) Tevbe Suresi’ni okuyordu, bana “Ya Adiy şu boynundaki veseni at” buyurdu.

         Ben de çıkarıp attım. “Âlimlerini ve din adamlarını Allah'tan başka rabler edindiler” anlamına olan ayetine geldi, ben: “Ya Rasulullah, onlara kulluk etmezlerdi” dedim. Rasulullah buyurdu ki: “Allah'ın helal kıldığına haram derler, siz de haram tanımaz mıydınız? Allah'ın haram kıldığına helâl derler, sizde helâl saymaz mıydınız?" Ben de “Evet” dedim. "İşte bu onlara ibadettir." buyurdu.

         Rebi' demiştir ki, “Bu rablık İsrailoğullarında nasıl idi?” diye Abdul'âli'ye sordum, o da “Genellikle Allah'ın kitabında hahamların sözlerine aykırı olan ayetler bulurlar, bununla beraber kitabın hükmünü bırakırlar da hahamların sözlerini tutarlardı.” dedi.

         Kur’an’ın net mesajını insanlara ulaştırmak yerine kendi uydurdukları şeyleri insanlara anlatarak insanları saptıran böyle kimseler, bu durumları ile Kur’an’ın önünde gürültü kopararak Kur’ani mesajı bulandırmaya çalışıyorlar. Onların durumu ayetteki duruma benziyor.

         “Kâfirler dediler ki: ‘Bu Kur’an’ı dinlemeyin, boş şeyler söyleyin, umulur ki ona galip gelirsiniz.” (Fussilet, 26)

         Günümüzde âlim, hoca, ağabey diye nitelendirilen kişiler, kendilerini öne çıkarmak adına Kur’an’a aykırı birçok iddialar ileri sürmektedirler. Bunları doğru kabul edip uyanların durumu, ayette ve hadiste belirtildiği üzere, yüce Allah’tan başka rab edinmektir. Bu kimselere tabi olanlar, şirk ve küfürden kurtulmak için tevbe edip Bir olan yüce Allah’a iman etmelidir.

         Ey hocalarını ilah edinenler, tabi olup takip ettiğiniz kişiler, Tevhidi bir imandan yoksun olan, yalnızca dünyevi arzularını tatmin etmeye çalışan, Risâlet önderlerini Tevhidi esasları insanlara bildirme örnekliğinden mahrum ve uzak bulunan kimselerdir.

         Sizler bunlara inanıp bunları takip etmeniz ve her söylediklerini tartışmasız kabul etmeniz, ayette belirtildiği üzere onları Rab ve ilah edinmenizdir, oysa sizin Rabb’iniz, göklerin ve yerin Rabb’i olan yüce Allah’tır. Gelin, Rabb’inize şirk koşmadan O’na iman edin ve böylece sürüklenmekte olduğunuz ebedi acıklı azaptan kendinizi kurtarın.

         “O'ndan başka çağırdıklarınız, size yardım etmeye güç yetiremezler ve kendilerine de yardım edemezler.” (A’raf, 197)

         O halde Rabb’inize, O’nun indirdiği Kitaba tabi olun, tevbe edin ve Rasulullah (as)’ın en güzel örnekliğini esas alarak kurtulun aksi halde varacağınız yer cehennemdir.

         “Şüphesiz siz ve Allah’tan başka itaat ettikleriniz cehennemin yakıtısınız, sizler, ona varacaksınız.” (Enbiya, 98)

         Şayet yüce Allah’a gerçekten iman etmek istiyor ve kalbinizde zerre miktarı iman varsa Rabb’iniz yüce Allah’ın Kitabı’na, en güzel örnek Rasulullah (as)’ın Sünnetine sarılarak kendinizi ateşten kurtarın.
Yazar: Ramazan YILMAZ
Tarih: 2018.03.01


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurani Mücahede
http://www.mucahede.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.mucahede.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=270