Kur'ani Mücahede'ye Hoşgeldiniz

     Kur'ân-ı Kerîm
"Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın."
(Fatır, 5)

     Mücahede
· Ana Sayfa
· Abonelik Formu
· Abonelik Kayıtları
· Bizi Önerin
· E-Dergi
· E-Kitap
· Evrensel Mesaj
· Haber Arşivi
· Hesabınız
· Kavramlar_
· Kitap Siparişi
· Kur'an Meali
· Köşe Yazıları
· Sesli Meal Dinle
· Tefsir Çalışması
· Videolar
· İletişim

     Kısa Mesaj

Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen Giriş Yapın ya da Üye Olun.

     Kitap Siparişi


· Ana Menü
· Mücahede Yayınları

     Ücretsiz Abonelik
Ücretsiz Abonelik
İçin Tıklayınız

     Eski Haberler
29.12.14
· Kur'ani Mücahede Dergisi 42. Sayısı Çıktı!
15.09.14
· Kur'ani Mücahede Dergisi 41. Sayısı Çıktı!
08.07.14
· Kur'ani Mücahede Dergisi 40. Sayısı Çıktı!
09.04.14
· Kur'ani Mücahede Dergisi 39. Sayısı Çıktı!
16.01.14
· Kur'ani Mücahede Dergisi 38. Sayısı Çıktı!
09.11.13
· Kur'ani Mücahede Dergisi 37. Sayısı Çıktı!
19.01.13
· Kur'ani Mücahede Dergisi 34. Sayısı Çıktı!
10.11.12
· Kur'ani Mücahede Dergisi 33. Sayısı Çıktı!
02.09.12
· Kur'ani Mücahede Dergisi 32. Sayısı Çıktı!
12.05.12
· Kur'ani Mücahede Dergisi 31. Sayısı Çıktı!
18.02.12
· Kur'ani Mücahede Dergisi 30. Sayısı Çıktı!
09.02.12
· YÜCE ALLAH'A RAĞMEN KANUN VE YASALAR YAPARAK ULUHİYYET İCRA EDEN LAİK BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN MÜSLÜMANLARI ŞOK EDEN AÇIKLAMALAR...!
02.12.11
· Kur'ani Mücahede Dergisi 29. Sayısı Çıktı!
16.11.11
· DEPREM... İLÂHİ UYARI!
30.06.11
· ''HAKİMİYET ANCAK ALLAH’INDIR'' KEMALİST SİSTEMİN MİLLETVEKİLLERİNE
10.06.11
· KEMALİST SİSTEMİN İLERİ GELENLERİNE
07.05.11
· TAĞUT REDDEDİLMEDEN ALLAH’A İMAN EDİLMEZ
08.04.11
· İstiklal Marşı’nda Ayağa Kalkmayana Hapis!
04.04.11
· KUR'ÂNİ SORUMLULUK VE RASUL'E SAYGI
05.03.11
· KEMALİST TAĞUTİ SİSTEMİN BAŞBAKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A
02.02.11
· KEMALİST SİSTEMİN CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’E
24.01.11
· Kur'ân'daki Rasul Hz. Muhammed (as)’a İman Edin
10.12.10
· Kavramlar Bölümüne ''Şefaat'' Kavramı Eklendi
20.08.10
· SAMİRİ’NİN GÜNÜMÜZ TEMSİLCİLERİ İŞ BAŞINDA
18.08.10
· KÜFÜR ARASINDA TERCİH ŞAŞKINLIĞI: Ne Evet Ne Hayır! Küfrü Tümden Reddetmek
21.07.10
· İspanya Meclisi 'Hayır' Dedi!
04.06.10
· Fethullah Gülen: İsrail'den izin almalıydılar
12.05.10
· Fransa Çarşaf Yasağı İçin Düğmeye Basıyor
19.09.09
· Tüm İslam Aleminin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun
20.08.09
· 2009 Ramazan Ayı Oruç Başlangıcı

Eski Haberler

Kurani Mücahede: Forum

Kur'ani Mücahede :: Başlık Görüntüleniyor - ALLAH İÇİN VAHDET,ALLAH İÇİN AYRILIK
 YardımYardım   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   GirişGiriş 

ALLAH İÇİN VAHDET,ALLAH İÇİN AYRILIK

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Kur'ani Mücahede Forum Ana Sayfası -> Kur'an
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ibrahim_shinasi
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt: Sep 21, 2006
Mesajlar: 10

MesajTarih: Cmt Ksm 06, 2010 11:51 am    Mesaj konusu: ALLAH İÇİN VAHDET,ALLAH İÇİN AYRILIK Alıntıyla Cevap Ver

ALLAHIN SELAMI RAHMETİ VE BEREKETİ TÜM MUVAHHİDLERİN ÜZERİNE OLSUN.
Allah için vahdet Allah için ayrılık derken tüm bunların Kurana göre şekillendirilmesi gerekmektedir. İnsanların kendilerini her şeyin üstünde görmeden vahyin tüm hatırlatmalarını ve uyarılarını önce kendi nefislerinde test ederek okumaları ve yaşama geçirmek için gereken hassasiyeti sergilemeleri gerekmektedir.
Suç hiç bir zaman sahiplenilecek bir olgu değildir.
Kurani Merkezli çalışan guruplar maalesef kuran okumalarında kendi nefislerindeki hatalardan ziyade hep kendileri dışındaki insanların kurana göre olan hata ve yanlışlarını gündeme taşıma yanlışına düşmüşlerdir.
Kendi kimlik ve kişiliklerini oluşturumayanlarda zamanla kayıp gitmişlerdir.
Bu kayıpalrı önlemenin tek yolu önce "ben" olmaktır olabilmektir.
Bunu derken asla "ENANİYET" anlaşılmamalıdır.Zira Hz Bilal taşın altında inlerken ne için ve kimin için "ehad ehad " dediğini çok iyi biliyordu.Bir beşer olarak hz Muhammedi hiç bir zaman suçlamadı.Senin yüzünden bu duruma düştüm demedi.Evet o sahabe farkındaydı.İman etmişti ve bu davanın önce kendi benliğini kazanmaktan geçtiğini biliyordu.İşte bu zulumlerle ,işkencelerle pişmiş insanları bir araya gelmesiyle ancak "kurşundan kaynatılmış kaleler gibi saf bağlayanların vahdeti birliği başarıya ulaşabilirdi.
Nitekim de bu böyle oldu .Rabbimizin tedricen indirmiş olduğu surelerin her birinde geleceğe dair müminlere müjdeler verildi.
Sahabe ikliminin hayatının tam ortasında merkez olarak edindikleri KUR'AN ve Onun ilk muhatabı olan ve onlara en iyi örnekliği ve önderliği sunan Hz Muhammedin öncülüğünde zulüm ve şirk karanlığından kurtulup tüm dünyaya hem kendi dönemlerine hem de kıyamete kadar büyük bir ınkılabın gerçekleşebileceğini göstermişlerdir.
İşte bu ınkılabın çocukları her daim şu duayı hiç hatırdan çıkarmadılar.Çıkarmamaya çalıştılar. Zira biliyorlardı ki insan en ufak bir boşlukta şeytana ve nefsine uyabiliyor ve haktan hakikatten ayrılabiliyor.
Ali İmran suresi 8. ayetteki şu dua hem onların hemde bizlerin şiarı olmalıdır. "(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."
Her ne olursa olsun temeli ihlas olmayan bir takım iç hesapların yapıldığı ama belli edilmediği ve sonradan ortaya çıkan bir takım olumsuzlukların temelinde "dini Allah'a has kılmamak" yatmaktadır. Buda llah için vahdet yani birlik beraberlik olgusunu yıkmaktadır.
Sakın ola ki chp mantığıyla az olsun benim olsun mantığıyla hareket ederek insanların vahye olan bağlılıklarını bir kenara atarak kendi penceremizden yada anladığımız oranda ayetleri yorumlayarak diğer kardeşlerimizi dışlamayalım.Maalesef her kes bu gibi sıkıntılı durumlarda kendini mutlak doğru görme yanlışına düşmekte ve kendini ayetleri ortaya delil sürerek haklı çıkarma mücadelesine girişmektedir.
Oysa "her nefis kendine şahittir." ayeti gereği iç dünyamızda çok iyi bir muhasebe yaparak acele etmeden Allah için ayrılık olgusunu tam olarak oturtmalıyız.
Allah için gelişemeyen kişiliklerden ve benliklerden meydana gelen İslami çalışma gurupları Allah için olduğu söylenen ama Allah için olmayan ayrılıkları doğurmuştur.

Dolayısıyla Hz Aişe validemizin söylediği gibi " ONUN AHLAKI KURAN'DI" yani hayatının har alanının vahiy belirliyordu Ki o hevadan konuşmaz ve hevasına göre iş tutmaz gerçeğinden hareketle önce aynaya dönüp kendimizin bu kriterlere ne kadar uyup uymadığımızı kontrol edip ondan sonra harkete geçmeli vede yaşadığımız problemleri bu ölçülere göre çözmeye çalışmalıyız. Haddini bilmeyen Allah'ı bilmez. Hiç şüphesiz İnsan Kuranı en iyi bildiğini ve anladığını iddia ederek te azabilir.
Velhasıl yıllar önceki Allah için vahdet dediğimizde ki duydularımızı tekrar gözden geçirerek Şu sıralara biribirimize karşı Allah için ayrılık derken bunun tamda buna karşı gelip gelmediğini çok iyi analiz etmeliyiz diye düşünüyorum.
Buradaki vahdet kavramını bu yazı için dar bir anlamda kullandığımıda belirterek bu yazıyı okuyacak tüm müslümanım diyen kişilere ön yargız hareket ederek asr suresini hem nefsime hemde tüm müslümanlara hatırlatıyor ve uygulayı tavsiye ediyorum
selamun aleyküm
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Kur'ani Mücahede Forum Ana Sayfası -> Kur'an Tüm saatler GMT +1 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001-2003 phpBB Group
phpBB port v2.0.7 based on Tom Nitzschner's phpbb2.0.6 upgraded to phpBB 2.0.7 standalone was developed and tested by:
ChatServ, mikem,
and Paul Laudanski (aka Zhen-Xjell).

Version 2.0.7 by Nuke Cops © 2004 http://www.nukecops.com




Bu site, Mücahede Yayınları´nın bir yayın organıdır
Sayfa Üretimi: 0.38 Saniye